Anasayfa › Haberler ›

İTO Başkanı Avdagiç: Piyasa bekleme moduna girdi

İTO Başkanı Avdagiç: Piyasa bekleme moduna girdi
📷 Fotoğraf: Bloomberg HT Basın Arşivi

Fon krizinin piyasada durgunluk yarattığını, finansmana erişimin daha hassas hale geldiğini belirten İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "psikolojik etkisi rakamsal etkisinden çok daha yüksek. Birçok kişi firma, potansiyel alıcı 'dur bakalım' moduna girdi" dedi.

DİLAN ERDEMİR 850 bini aşkın üyesiyle Türkiye nin en büyük ticaret odası olan İstanbul Ticaret Odası nın (İTO) 22’nci dönem başkanlığına Şekib Avdagiç, 270 Meclis üyesinin 251’sinin oyunu alarak yeniden başkan seçildi. Yeni döneme ilişkin hedeflerini Bloomberg HT’ye değerlendiren Avdagiç, fon piyasasında yaşanan gelişmelerin reel sektör üzerindeki etkilerine yönelik de açıklamalarda bulundu.

İTO Başkanı Avdagiç, bugüne kadar gündeme getirdikleri konularda önemli başarılar elde ettiklerini belirterek, “Geçen dönem yaptığımız çok önemli işler vardı tabi bu bir süreklilik. Gündemdeki projelerimize devam edeceğiz. İş dünyası dinamik, dolayısıyla her gün ele alınması, çözülmesi gereken konular ortaya çıkıyor. Bunlarla ilgili farklı meslek komitelerinden gelen talepler üzerinde çalışıyoruz ve ilgili Bakanlıklara ulaştırıp netice almaya çalışıyoruz.

İstanbul Ticaret Odası karar merci değil, bizim ana görevimiz gelen talepleri alıp, üzerinde çalışma yapıp, ilgili bakanlara ulaştırıp netice alınmasını sağlamak. Bu konudaki etkin çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugüne kadar gündeme getirdiğimiz konularda önemli başarılar elde ettik. Hala hedefe ulaşamadığımız konular var, onlarla ilgili çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam edeceğiz.

Bugün İTO meclisinde yüzde 98’lik bir oy oranıyla seçildik, bu bize çok büyük bir güven olduğunu gösteriyor. Bu güvenden aldığımız güçle önümüzdeki 4 yıllık dönemde iş dünyasının beklentilerine uygun önemli ve sonuç odaklı işler yapma imkanı bulacağız” değerlendirmesinde bulundu. “Finansmana erişim daha hassas hale geldi” İTO Başkanı iş dünyasının en önemli iki gündem maddesinin finansmana erişim ve kurdaki seyir olduğunu söyledi.

Avdagiç, özellikle fon krizinden sonra finansmana ulaşımda sürecin daha hassas hale geldiği ifade etti: “İş dünyasının en önemli konularının başında finansmanla ilgili beklentiler var. Finansmanla ilgili önemli kısıtlar var. Özellikle son yaşanan fon krizinden sonra finansmana ulaşmadaki süreç daha hassas hale geldi. Piyasanın finansa ulaşma süreci açısından rahatlatılması şu andaki en büyük beklenti.

Bizim de en önemli çalışmamız bu istikamette olacak. Özellikle mikro ölçekteki firmaların ve KOBİ’lerin finansmana daha etkin ulaşabilmesi. Diğer taraftan orta büyüklükteki ve büyük firmaların da finansmana erişmesi konusunda önünün açılması lazım. Tabi makro politikalara negatif etki oluşturmadan veya makul bir çerçevede geliştirilmesi lazım. En önemli konulardan birisi bu.

İkinci konu da TL’nin son 3 yılda sürekli değerlendiği bir dönemi yaşıyoruz. Buna bağlı olarak yurt içinde üretim ve ihracat yapmanın zorlaştığı, ithalatın daha cazip hale geldiği bir dönemdeyiz. Mutlaka Türkiye’de döviz kuruyla enflasyon arasında korelasyonun sağlanması ve TL’nin değerlenmesiyle ilgili sürecin sona ermesi önemli bir unsur. Bu sayede ihracatımızın daha etkili bir hale geleceği, dış pazarlarda kayıplarımızın azalacağı bir süreci hayata geçirebiliriz.

Türkiye gerek ihracatımız açısından gerekse dışarıdan gelip Türkiye’de vakit geçirmek veya ticaret yapmak isteyenler için pahalı bir ülke olmamalı. Önümüzdeki dönemde bunu çok dikkatli bir şekilde yönetmemiz gerekiyor.” “Birçok kişi firma ‘dur bakalım’ moduna girdi” Başkan Avdagiç fon piyasasının iş dünyası üzerindeki etkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Fon krizinin psikolojik boyutunun parasal boyutundan daha önemli olduğunu vurgulayan Avdagiç, birçok firmanın bekleme moduna geçtiğini kaydetti: “Türkiye’de 15 trilyon liralık fon piyasası var. Fon krizi bunun yüzdesel anlamda mütevazi bir kısmı ama psikolojik etkisi rakamsal etkisinden çok daha yüksek. Dolayısıyla bununla ilgili piyasanın beklentisi adli ve idari süreçlerin çok hızlı bir şekilde tamamlanması.

Gerekli tedbirler alınıyor şu anda. Bu tamamlayıcı tedbirlerin de bir an önce hayata geçmesi ve bununla ilgili iş dünyası güveninin geri gelmesi en büyük beklenti bu. Bu psikolojik beklentiyi yönetmemiz lazım. Bu parasal boyutundan daha önde geliyor. Fon krizinin toplam büyük pasta içinde yüzdesel olarak çok büyük olmasa da negatif etkisi var. Birçok kişi firma, potansiyel alıcı “dur bakalım” moduna girdi.

Dolayısıyla bu psikolojiden kurtulmamız için alınan kararların, piyasa normalizasyonu için süreçlerin bir an önce hayata geçmesini bekliyoruz. Kısa bir süre evvel cumhurbaşkanı yardımcımız ve odalar birliği başkanımızla uzun bir görüşme yapma imkanı bulduk. Bu konular da gündeme geldi. Çok hızlı ve etkin bir süreç yürütüldüğünü gözlemliyoruz. Bununla ilgili süreç hayata geçtikçe piyasadaki olumsuz havanın da yavaş yavaş ortadan kalkmasını bekliyoruz.” “Berberin bile müşterisi azaldı” Başkan Avdagiç yaşanan fon kriziyle birlikte piyasanın içine çakildiğini, bu tepkinin de haklı bir reaksiyon olduğunu belirterek, hali hazırda bir daralma olduğunu ve bu daralmanın daha fazla keskinleşmesini beklemediğini ifade etti: “Berber bile diyor ki insanların keyfi yok, müşterim azaldı.

Piyasada alım satımda daralma var. Bu şu anda yaşanmış durumda bunun ötesinde daha fazla daralma beklemiyorum. Tam tersine alınacak önlemlerle durumun normalizasyonun sağlanacağını öngörüyorum. Ama tabi bu noktaya gelebilmemiz için piyasa beklentilerine uygun adımların hızlı ve etkin bir şekilde atılması gerekiyor.”

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Range Rover, giriş seviyesi modellerini üretimden kaldırıyor!
Anasayfa › Haberler ›

Range Rover, giriş seviyesi modellerini üretimden kaldırıyor!

Range Rover, giriş seviyesi modellerini üretimden kaldırıyor!
📷 Fotoğraf: Motor1 Türkiye Basın Arşivi

JLR, Range Rover Evoque ve Range Rover Velar modellerinin üretiminin 2027'de sona ereceğini doğruladı. Bu değişiklik, markanın küresel çapta en ucuz modelinin yaklaşık 120.000 $ civarında fiyatlandırılan yeni Range Rover GT olacağı anlamına geliyor.

Range Rover genel müdürü Martin Limpert, bu kararı her 2 modelin yaşına bağladı ve yeni modelin, ikilinin yerini alması gibi bir durum olmadığını belirtti.

Autocar'a göre, Evoque ve Velar'ın 2027 yılına kadar üretimde kalması bekleniyor ve her 2 SUV için de doğrudan bir halef planlanmıyor. Limpert, her 2 modelin de ürün döngülerinin sonuna yaklaştığını söyledi.

Evoque ve Velar, son on yılın büyük bir kısmında Range Rover'ın satış rakamlarını yukarı taşıdı ve amiral gemisi fiyatlarına çıkmak istemeyen alıcıları çekti. Hiçbir SUV yerini birebir bir modele devretmiyor. JLR'nin daha geniş stratejisi, Range Rover'ı birkaç yıldır daha varlıklı alıcılara yönlendirdi ve bu şimdiye kadarki en net hamle. Daha küçük ve ucuz modellerin sorumluluğu, giderek artan bir şekilde Defender ve Discovery markalarına devrediliyor.

Evoque ve Velar ortadan kalktığında, aile 3 modele daralacak: GT, Range Rover Sport ve Range Rover. Bu, markanın yıllardır sunduğundan belirgin şekilde daha küçük bir seriyi işaret ediyor. JLR, daha az araç satarak bile toplam nakit akışını koruyabileceğini düşünüyor.

Range Rover GT Yeni Giriş Modeli Oluyor

Markanın giriş noktası Range Rover GT olacak ve İngiltere'deki lansman fiyatının 120.000 $ seviyesinde olacağı iddia ediliyor. Bu, ABD'de yaklaşık 52.000 $ başlangıç fiyatına sahip Evoque'un ardından büyük bir artış anlamına geliyor, ancak yeni GT bambaşka bir müşteri kitlesini hedefliyor.

GT, JLR'nin Electrified Modular Architecture (EMA) platformu üzerinde yükseliyor ve ilk planda tam elektrikli model olarak piyasaya sürülüyor, daha sonra geleneksel hibrit versiyonların gelmesi bekleniyor. Markanın giriş noktası olmasına rağmen, GT aslen üretimden kalkan modellerin yerini doldurmak için tasarlanmadı. GT'nin test edilirken çekilen casus fotoğrafları geleneksel kutu formlu SUV'den ziyade şık bir coupe-SUV tarzına daha yakın bir gövde tarzı gösteriyor.

Bu, geleneksel SUV rolünü Range Rover Sport'a devrediyor ve tam elektrikli Range Rover Sport'un da yakında aileye katılacağı biliniyor.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Mercedes'in yeni batarya teknolojisi elektrikli otomobillerin ömrünü uzatabilir
Anasayfa › Haberler ›

Mercedes'in yeni batarya teknolojisi elektrikli otomobillerin ömrünü uzatabilir

Mercedes'in yeni batarya teknolojisi elektrikli otomobillerin ömrünü uzatabilir
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Mercedes, bataryadaki her hücreyi bağımsız olarak kontrol edebilen yeni bir güç dönüştürücü sistemi geliştiriyor. Teknoloji, arızalı hücreleri iptal ederek batarya ömrünün uzatılmasını sağlayabilir.

Mercedes-Benz, elektrikli otomobillerin batarya teknolojisini kökten değiştirebilecek yeni bir güç dönüştürücü sistemi geliştiriyor. Bataryadaki her hücrenin şarj ve deşarjını ayrı ayrı kontrol edebilen teknoloji, batarya ömrünü uzatırken farklı hücre kimyalarının aynı pakette kullanılmasına da olanak tanıyabilir. Mevcut elektrikli otomobil bataryalarında binlerce hücre, gruplar veya modüller halinde bir araya getiriliyor.

Araçların batarya yönetim sistemleri bu hücrelerin voltajını ayrı ayrı takip edebilse de şarj ve deşarj işlemleri büyük ölçüde ortak bir şekilde gerçekleştiriliyor. Mercedes-Benz'in geliştirdiği yeni sistem ise her hücreye entegre edilen programlanabilir mikro dönüştürücüler sayesinde enerji akışının çok daha hassas biçimde kontrol edilmesini sağlıyor. Mercedes'in yeni teknolojisi batarya ömrünü uzatabilir Yeni teknolojinin en önemli avantajlarından biri, batarya arızalarının etkisini sınırlandırabilmesi.

Geleneksel batarya paketlerinde bir veya daha fazla hücrenin performansını kaybetmesi, bütün paketin çalışma düzenini olumsuz etkileyebiliyor. Bazı durumlarda bu durum, yüksek maliyetli batarya değişimlerini de beraberinde getiriyor. Mercedes'in mikro dönüştürücü sistemiyle performansını kaybeden bir hücre, enerji akışından çıkarılabilecek. Böylece ilgili hücrenin oluşturduğu sorun diğer hücreleri etkilemeden sınırlandırılabilecek.

Bu işlem sonucunda bataryanın toplam kapasitesi bir miktar azalacak olsa da aracın kullanılmaya devam etmesi mümkün olacak. Teknolojinin bir diğer önemli özelliği ise farklı kimyasal bileşimlere ve kullanım geçmişlerine sahip hücrelerin aynı batarya paketi içerisinde çalışabilmesi. Mikro dönüştürücüler, her hücrenin ihtiyaçlarına göre enerji akışını düzenleyerek farklı özelliklere sahip hücrelerin birlikte kullanılmasını sağlayabilecek.

Büyük güç dönüştürücülerine olan ihtiyaç azalabilir Mercedes'in geliştirdiği mimari, elektrikli otomobillerde kullanılan büyük ve merkezi güç elektroniği bileşenlerine olan ihtiyacı da azaltma potansiyeli taşıyor. Birden fazla mikro dönüştürücünün paralel çalışması sayesinde enerji dönüşümü ve dağıtımı hücre seviyesinde gerçekleştirilebilecek. Bu yaklaşım, bataryanın kullanılabilir kapasitesinin daha esnek yönetilmesine de imkan tanıyacak.

Örneğin günlük kullanımda bataryanın tamamına ihtiyaç duyulmuyorsa sistem, kullanılmayan hücreleri bekleme moduna alabilecek. Böylece bataryanın gereksiz yere kullanılmasının önüne geçilerek hücrelerin korunması hedefleniyor. Uzun yolculuk öncesinde ise ihtiyaç duyulan kapasitenin tamamı yeniden devreye alınabilecek. Çift yönlü şarj da mikro dönüştürücülere entegre ediliyor Yeni sistemin dikkat çeken özelliklerinden biri de çift yönlü şarj desteği.

AC ve DC enerji dönüşümünün yanı sıra çift yönlü enerji aktarımının da mikro dönüştürücüler üzerinden yönetilmesi planlanıyor. Bu sayede bataryanın enerji akışı üzerinde daha hassas kontrol sağlanabilecek. Mercedes-Benz'e göre teknoloji, gelecekteki şarj edilebilir modellerin enerji verimliliğini ve sürüş menzilini artırma potansiyeline sahip. Bununla birlikte sistemin seri üretime ne zaman geçeceği ve hangi modellerde kullanılacağı henüz açıklanmış değil.

Öte yandan bu mimarinin bazı soru işaretleri de bulunuyor. Batarya paketine binlerce mikro dönüştürücünün yerleştirilmesi, sistemdeki potansiyel arıza noktalarının sayısını artırabilir. Dolayısıyla teknolojinin uzun vadeli güvenilirliği, üretim maliyeti ve bakım gereksinimleri de ticari açıdan belirleyici olacak.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Amazon Kasım İndirimleri: Fiyat-Performans Odaklı Öne Çıkan 6 Ürün
Anasayfa › Haberler ›

Amazon Kasım İndirimleri: Fiyat-Performans Odaklı Öne Çıkan 6 Ürün

Amazon Kasım İndirimleri: Fiyat-Performans Odaklı Öne Çıkan 6 Ürün
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Amazon'un Kasım kampanyalarında dikkat çeken; televizyon, powerbank, akıllı telefon ve ev aletlerinden oluşan fiyat-performans odaklı 6 ürün listelendi.

#Reklam #AmazonTürkiye #İndirim #Kasımİndirimleri

00:00 Giriş 00:40 IFFALCON 65 inç 144 Hz TV 02:00 20.000 mAh Kablolu Powerbank 03:11 iPhone 17 Pro 512 GB 04:14 45W USB-C Adaptör ve Kablo 04:55 Kapsül Kahve Makinesi Seti 05:44 ANC'li TWS Kulaklık

Bu içerik sponsorlu iş birliği içermektedir.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Pakistan ilk yerli üretim havahava füzesini test etti
Anasayfa › Haberler ›

Pakistan ilk yerli üretim havahava füzesini test etti

Pakistan ilk yerli üretim havahava füzesini test etti
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

Pakistan ordusu, ilk yerli üretim havadan havaya füze "Fa'az"ın test edildiğini duyurdu.

Dawn gazetesinin haberine göre, Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) tarafından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, ilk yerli üretim havadan havaya füze olan "Fa'az"ın "başarıyla test edildiği" belirtilerek, bunun savunma kapasitesinin geliştirilmesinde önemli bir "dönüm noktası" olduğu kaydedildi.

Füzenin terminal güdüm sistemiyle donatıldığı ve daha uzun menzildeki hedeflere ulaşabildiği kaydedilen açıklamada, "Fa'az, Pakistan Hava Kuvvetlerinin operasyonel esnekliğini önemli ölçüde artıracak ve ülkenin savunma gücüne katkıda bulunacaktır." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada ayrıca Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari, Başbakan Şahbaz Şerif, Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile kuvvet komutanlarının başarılı test dolayısıyla bilim insanları ve mühendisleri tebrik ettiği bildirildi.

Pakistan ordusu, 14 Ekim'de de Fatah-2 balistik füzesinin menzili artırılmış versiyonunu başarıyla test ettiğini duyurmuştu.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →