Anasayfa › Haberler ›

CFR: ABD'nin 1948'den bu yana İsrail'e sağladığı yardımlar 300 milyar doları aşıyor

CFR: ABD'nin 1948'den bu yana İsrail'e sağladığı yardımlar 300 milyar doları aşıyor
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık güvenlik yardımının bu yıl sonu itibarıyla durdurulacağını açıklaması, Tel Aviv yönetimi, güvenlik bürokrasisi ve ekonomi çevrelerinde adeta deprem etkisi yarattı.

Washington'ın tarihsel askeri ve finansal desteğini aniden çekme sinyali vermesi, bütçe açığıyla boğuşan İsrail Hazinesinin sırtına milyarlarca dolarlık ek yük bindireceği endişelerini beraberinde getirdi.

Trump, "Fox News" kanalına 3 Kasım’da yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile daha önce vardıkları mutabakata dayanarak mali yardımların kesileceğini duyurmuştu. "Artık İsrail'e para vermeyeceğiz." diyen Trump, gelişmiş bir ülke olan İsrail'in bu kaynağa ihtiyacı bulunmadığını, ancak hayati bir kriz anında Amerikan desteğinin değerlendirilebileceğini eklemişti.

Netanyahu ise ABD siyasetindeki eksen kaymasına dikkati çekerek, "Buna alışın, bu yardımlar artık sürmeyecek. Sorun İsrail değil, Amerika'nın değişmiş olması. Bu süreç bitti ve sona erecek; artık sadece bir zaman meselesi." ifadeleriyle kararın kaçınılmazlığını daha önceden teyit etmişti.

İsrail basını, Maliye Bakanlığının Trump'ın yardımı kesme kararından önceden haberdar olmadığını ve gelişmenin bakanlıkta şaşkınlıkla karşılandığını duyurdu. Yardım kesintisiyle Savunma Bakanlığının yıllık yaklaşık 12 milyar şekel (yaklaşık 4 milyar dolar) kayba uğrayacağı ve hazinenin bu devasa bütçe açığını vergi mükelleflerinin cebinden karşılamak zorunda kalacağı belirtildi.

Tel Aviv'deki güvenlik ve ekonomi çevrelerinde, Trump’ın nihai amacının 2028 sonuna kadar geçerliliği bulunan ikili güvenlik anlaşmasını tamamen feshetmek olduğu ileri sürüldü.

İsrail devlet televizyonu KAN'a konuşan üst düzey bir güvenlik yetkilisi de "Bu açıklamayı beklemiyorduk. Hele ki bugün hiç beklemiyorduk. Amerikalılarla sürekli diyalog halindeyiz ancak şaşırdığımızı söyleyebiliriz." ifadelerini kullanarak, resmi tebligatı henüz ulaşmayan kararın askeri ve finansal sonuçlarını inceleyeceklerini kaydetti.

İsrailli muhalif lider Yair Golan ise Trump'ın kararına tepki göstererek, Netanyahu'nun hanesine bir başarısızlık daha yazdırdığını belirtti. Golan, X hesabından yaptığı açıklamada, "Amerikan yardımının kesilmesi, İsrail'in güvenliğine ve yaşam kalitesine vurulmuş ağır bir darbedir. Savunma harcamalarının zirve yaptığı, silah stoklarının takviye edilmeye çalışıldığı ve İran saldırılarının ardından hava savunmasının yıprandığı bir süreçte güvenlik bütçesi tamamen halkın sırtına yüklenecek. Sorumlu bir başbakan yardımı kestirmez, artırılması için mücadele ederdi." değerlendirmesinde bulundu.

ABD merkezli bağımsız düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyinin (CFR) Ekim 2025 tarihli raporuna göre, İsrail’in kurulduğu 1948 yılından bu yana ABD’den aldığı ekonomik ve askeri yardımların toplam tutarı, enflasyon ayarlamasıyla birlikte 300 milyar doları aşıyor.

CFR raporunda, İsrail’in kurulduğu günden bu yana ABD dış yardımlarının tarihsel olarak en büyük alıcısı konumunda bulunduğu kaydedildi. Tel Aviv’in 1971-2007 yılları arasında devasa boyutlarda ekonomik yardım aldığı, günümüzde ise ABD yardımlarının neredeyse tamamının doğrudan İsrail ordusunun finansmanına aktarıldığı belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanlığının Nisan 2025’te yayımladığı detaylı raporda ise 1948’den bu yana İsrail’e sağlanan ikili yardımların cari tutarının 130 milyar doları geçtiği bilgisine yer verildi. İki kurum arasındaki rakam farklılığı; CFR’nin enflasyon düzeltmeli tarihsel hesabı, Dışişleri Bakanlığının ise net cari rakamları esas almasından kaynaklanıyor.

CFR raporunda, İsrail’in onlarca yıldır Hamas, Hizbullah ve İran dahil tüm bölgesel rakip ve düşmanlarına karşı Amerikan yapımı silahları kullandığı hatırlatıldı. Ayrıca Tel Aviv’in, ABD’nin 1980’lerden bu yana İsrail topraklarında konuşlandırdığı "stratejik stoklardan" kriz dönemlerinde acil silah sevkiyatı aldığı belirtildi.

Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023’ten bu yana Washington yönetimi, kabul ettiği üç ayrı yasal düzenlemeyle İsrail’e en az 16,3 milyar dolarlık doğrudan askeri yardım sağladı. Bu bütçe kapsamına, Nisan 2024’te onaylanan 8,7 milyar dolarlık paket ile 2024 ve 2025 yılları için yıllık 3,8 milyar dolarlık tahsisatlar dahil edildi. Bu toplam desteğin 6,7 milyar doları füze savunma sistemlerine ayrıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre İsrail, ABD güvenlik yardımlarında dünyada bir numaralı alıcı durumunda. Bu askeri destek, 2019-2028 yıllarını kapsayan 10 yıllık bir mutabakat muhtırası ile resmi çerçeveye bağlanmıştı.

Söz konusu mutabakat uyarınca ABD, İsrail’e her yıl 3,3 milyar doları Yabancı Askeri Finansman (FMF) programından, 500 milyon doları ise ortak Füze Savunma Programlarından olmak üzere toplam 3,8 milyar dolar veriyordu. Trump’ın açıkladığı yıl sonu kesintisi, yürürlükteki 10 yıllık mutabakatın normal şartlarda bitiş tarihi olan 2028’den çok daha önce askeri yardımların sonlandırılması anlamına geliyor.

ABD, 2009 mali yılından bu yana İsrail’in füze savunmasına 3,4 milyar dolar kaynak aktarırken, bu miktarın 1,3 milyar doları 2011’den itibaren "Demir Kubbe" sisteminin tedarik ve geliştirilmesinde kullanıldı. FMF programı kanalıyla Washington, İsrail’in F-35 savaş uçakları başta olmak üzere dünyanın en gelişmiş askeri teknolojilerine erişimini sağladı.

ABD Dışişleri Bakanlığının Nisan 2025 verilerine göre, iki ülke arasında Yabancı Askeri Satışlar (FMS) kapsamında yürürlükte bulunan 751 aktif savunma tedarik dosyasının toplam değeri 39,2 milyar dolara ulaşıyor.

Bunun yanı sıra Washington, 2018-2022 yılları arasında Doğrudan Ticari Satışlar (DCS) kanalıyla İsrail’e 12,2 milyar doları aşan savunma ekipmanı ve hizmetinin kalıcı ihracatına onay vermişti. Bu satışlarda uçak motorları, füze sistemleri, roketler, torpidolar, bombalar ve mayınlar da yer aldı.

İsrail, nakit akışı finansmanından yararlanma hakkına sahip bulunuyor. Ayrıca program kapsamında kendisine tahsis edilen yıllık ödeneği, Yabancı Askeri Satışlar (FMS) sistemi, Doğrudan Ticari Satış (DCS) anlaşmaları veya ABD dışından tedarik mekanizması (OSP) aracılığıyla savunma ekipmanı, hizmet ve eğitim satın almak için kullanabiliyor.

Mevcut mutabakat zaptı, son mekanizma kapsamında İsrail'e, yıllık ödeneğinin bir bölümünü ABD menşeli ürünler yerine İsrail menşeli savunma ekipmanı satın almak için kullanma imkanı tanıyor. Bu kapsamda İsrail'in söz konusu alımlara ayırabildiği pay, 2019 mali yılında yüzde 25'e ulaştı.

ABD ile İsrail arasındaki askeri işbirliği silah yardımı ve satışlarıyla sınırlı kalmayıp ortak askeri tatbikatlar, araştırmalar ve silah geliştirme faaliyetleriyle devam ediyor. İki ülke arasında 1952 Karşılıklı Savunma Yardımı Anlaşması, 1982 Genel Güvenlik Bilgileri Anlaşması, 1991 Karşılıklı Lojistik Destek Anlaşması ve 1994 Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması bulunuyor.

İsrail ile ABD arasında ilk kez 1998'de imzalanan güvenlik anlaşması yaklaşık 10'ar yıllık aralarla yenilendi. ABD, varılan anlaşmalar kapsamında İsrail'e 1998'deki 10 yıllık süreçte 21,3 milyar dolar, 2008'deki 10 yıllık süreçte 32 milyar dolar, 2016'daki anlaşmada da 10 yıllık süreçte (2019-2028) 38 milyar dolar askeri yardım yapmayı kabul etmişti. Washington yönetimi, 2016'da imzalanan anlaşma kapsamındaki 38 milyar doların 33 milyar dolarını askeri teçhizat alımı, 5 milyar dolarını ise füze savunma sistemleri için ayırmıştı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Renault'nun yeni elektrikli aracı sürücüler için geliştirilmedi
Anasayfa › Haberler ›

Renault'nun yeni elektrikli aracı sürücüler için geliştirilmedi

Renault'nun yeni elektrikli aracı sürücüler için geliştirilmedi
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Renault, askeri ve sivil görevler için geliştirilen elektrikli Forefront Concept’i tanıttı. Bir ton yük taşıyabilen araç, uzaktan kontrollü veya otonom olarak tehlikeli bölgelere gönderilebiliyor.

Otomotiv dünyasına ilişkin gelişmeleri yakından takip eden Barış, DonanımHaber okurlarına otomobil haberleri çoğunlukta olmak üzere Türkiye gündemine ilişkin içerikler de aktarıyor.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve Gönül yeni ifade verecek
Anasayfa › Haberler ›

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve Gönül yeni ifade verecek

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve Gönül yeni ifade verecek
📷 Fotoğraf: BBC Türkçe Basın Arşivi

Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya eşi İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Kaynak, Gokhan Balci/Anadolu Agency/Getty Images

Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

Fon soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya eşi İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Üç isim 5 Kasım saat 11:00'de şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na çağrıldı.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, şüpheli sıfatıyla 7 Ekim'de de ifade vermişti.

Türk basınındaki haberlere göre ayrı ayrı ifadeleri alınan Kaya çiftine Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketleri soruldu.

İlyas Kaya, Nisan 2026'da yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta, kalanını ise eylülde sattığını söyledi.

Fatma Betül Sayan Kaya da aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve benzer şekilde ağustos ve eylül aylarında satış yaptığını belirtti.

Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini söyledi. İlyas Kaya Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden, Fatma Betül Sayan Kaya ise Tera bünyesindeki bir fonda işlem yaptığını ifade etti.

Kaya çifti, hisse alımlarında herhangi bir kişinin yönlendirmesinin bulunmadığını ve kendilerine özel bilgi verilmediğini savundu. İkisi de yatırımlarından elde ettikleri kazanç olarak görünen tutarları daha sonra TMSF tarafından bildirilen hesaba gönderdiklerini beyan etti.

Bu arada AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Fatma Betül Sayan Kaya'nın artık parti üyesi olmadığını belirtti.

İnan "Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, yetkili kurullarımızın tespiti doğrultusunda zaten gereken işlemleri yaptık. Bugün Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir" dedi.

Sayan Kaya tasfiye edilen fonlardan haksız kazanç sağladığı iddiaları sonrası AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden 27 Eylül'de istifa etmişti.

Bunun ardından AKP'nin resmi internet sitesindeki sayfası da kaldırıldı.

Çiftin tüm mal varlıkları için 29 Eylül'de dondurma kararı verilmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin elde ettikleri kazançları için gönüllülük kapsamında ödeme yapmasına izin verilmişti.

Toplam yedi farklı bankadaki paranın, TMSF'ye ait hesaba transferine izin verildiği bildirilmişti.

Sayan Kaya, 2016-2018 yılları arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yapmıştı.

Soruşturmalar kapsamında bugüne kadar 85 kişi tutuklandı, çok sayıda kişinin mal varlığıyla ilgili tedbir uygulandı.

İktidar partisi, fon krizinin finansal sistemin geneline yönelik bir risk oluşturmadığını ve usulsüzlük yapanlardan hesap sorulacağını söylüyor.

Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sürecin Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla takip edildiğini, "sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacağını" ve benzer sorunların tekrarlanmaması için hukuki ve idari tedbirler üzerinde çalışıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 3 Ekim'de fon soruşturmasına ilişkin yol haritasının belirlendiğini açıkladı.

Önceliklerinin Türkiye ekonomisinin zarar görmemesi ve haksız kazanç elde edenlerin adalet önünde hesap vermesi olduğunu söyledi.

"Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden" sürecin çözüleceğini ve "milletin malına el uzatanların yaptıklarının yanlarına kar kalmayacağını" belirtti.

Muhalefet partileri ise, krizin yalnızca birkaç fon yöneticisine indirgenmemesi çağrısında bulunuyor.

Bütün siyasi bağlantıların ve denetim kurumlarının sorumluluğunun da araştırılması talep ediliyor.

© 2026 BBC. BBC, link verilen internet sitelerinin içeriğinden sorumlu değildir. Link verilen internet sitelerine yaklaşımımız.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER 2026 Ragbi Ligi Dünya Kupası biletleri nasıl alınır? Yeni Zelanda-Tonga ve Avustralya-Samoa maçları, yarı final bilet fiyatları ve daha fazlası
Anasayfa › Haberler ›

2026 Ragbi Ligi Dünya Kupası biletleri nasıl alınır? Yeni Zelanda-Tonga ve Avustralya-Samoa maçları, yarı final bilet fiyatları ve daha fazlası

2026 Ragbi Ligi Dünya Kupası biletleri nasıl alınır? Yeni Zelanda-Tonga ve Avustralya-Samoa maçları, yarı final bilet fiyatları ve daha fazlası
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Güney Yarımküre'de bu yıl düzenlenecek ragbi ligi şöleninde yerinizi ayırtmak için bilmeniz gereken her şey

Son dönemde Super League ve NRL'de heyecan verici ragbi ligi maçları izledik. Şimdi ise gözler, Avustralya, Yeni Zelanda ve Papua Yeni Gine'nin ortaklaşa ev sahipliği yaptığı Ragbi Ligi Dünya Kupası'na çevrildi.

Üç hafta süren çekişmeli ve heyecan dolu grup aşamasının ardından şampiyonluk mücadelesinde yalnızca dört takım kaldı: Avustralya, Yeni Zelanda, Tonga ve Samoa. Yarı finaller bu hafta sonu (7 ve 8 Kasım), final ise gelecek pazar (15 Kasım) oynanacak. Bugün maç bileti alarak turnuvanın sunduğu tüm heyecanı yerinde yaşayabilirsiniz.

Avustralya, 1954'te düzenlenen ilk turnuvadan bu yana üst üste dördüncü, toplamda ise 13. kez şampiyon olmanın güçlü favorisi olarak turnuvaya başladı. Avustralya tüm grup maçlarını kazanmış olsa da bu hafta sonu Samoa karşısında zorlu bir sınav vereceğini biliyor. Finale yükselirse Brisbane'deki finalde Yeni Zelanda-Tonga maçının galibiyle karşılaşacak.

Yaklaşan Ragbi Ligi Dünya Kupası maçları için biletleri nereden satın alabileceğiniz, fiyatları ve daha fazlası hakkında en güncel bilgileri GOAL sizin için derledi.

Resmî biletler, her ev sahibi şehir ve stadyum için yetkili satış platformlarına doğrudan bağlantı veren Ragbi Ligi Dünya Kupası sitesinden satın alınabilir.

Başlıca yetkili satış platformu Ticketmaster Australia'dır (ve Ticketmaster New Zealand). Maçın oynanacağı yere bağlı olarak Ticketek de bazı Avustralya ve Yeni Zelanda stadyumları için satış ortağı olarak kullanılmaktadır.

Son anda yer bulmak isteyen taraftarlar, StubHub gibi ikincil satış platformlarından da bilet satın alabilir.

Garantili bilet devri : StubHub üzerinden yapılan her satın alma işlemi, platformun FanProtect programı kapsamında güvence altındadır. Bu program, alıcılara biletlerinin geçerli olduğu ve maç gününe kadar ulaşacağı konusunda güven verir.

2026 Ragbi Ligi Dünya Kupası (RLWC2026) için resmî genel giriş biletlerinin yetişkin fiyatları 19 Avustralya dolarından başlıyor. Ancak fiyatlar maça, stadyuma ve koltuk kategorisine göre değişiyor.

19 Avustralya dolarından başlayan fiyatlarla

49 Avustralya dolarından başlayan fiyatlarla

39 Avustralya dolarından başlayan fiyatlarla

109 Avustralya dolarından başlayan fiyatlarla

Her bir kategorinin oturma düzeni, Avustralya, Yeni Zelanda ve Papua Yeni Gine'deki 10 farklı stadyumun yerleşimine büyük ölçüde bağlı olsa da koltuklar genel olarak birkaç kategoriye ayrılıyor:

Ek bilgiler için maç tarihleri yaklaştığında millî takımın resmî sitelerini, güncel bilet durumu için de StubHub gibi ikincil satış sitelerini takip edin.

Avustralya, Yeni Zelanda ve Papua Yeni Gine'nin ortaklaşa ev sahipliği yaptığı 2026 Ragbi Ligi Dünya Kupası, 15 Ekim Perşembe ile 15 Kasım Pazar tarihleri arasında düzenleniyor. Bir ay süren turnuvada toplam 18 maç oynanıyor: 15 grup maçı, yarı finaller ve final.

Turnuva, kadınlar ve tekerlekli sandalye müsabakalarıyla eş zamanlı olarak düzenleniyor.

Bu yılki Ragbi Ligi Dünya Kupası maçlarına aşağıdaki on stadyum ev sahipliği yapacak:

Queensland Country Bank Stadium (Townsville)

One New Zealand Stadium (Christchurch)

Santos National Football Stadium (Port Moresby)

İlk Ragbi Ligi Dünya Kupası 1954'te düzenlendi. En son oynanan finaller şöyle:

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Harun Tekin, ilk solo albümü A Dictionary of Night'ı state51 etiketiyle yayımladı
Anasayfa › Haberler ›

Harun Tekin, ilk solo albümü A Dictionary of Night'ı state51 etiketiyle yayımladı

Harun Tekin, ilk solo albümü A Dictionary of Night'ı state51 etiketiyle yayımladı
📷 Fotoğraf: Haberler.com Magazin Basın Arşivi

Harun Tekin, A Dictionary of Night adlı ilk solo mini albümünü İngiliz plak şirketi state51 etiketiyle yayımladı. Altı şarkılık albümde Türkçe ve İngilizce eserler sade düzenlemelerle yer alıyor; kayıtlar Ayvalık Cunda’da yapıldı, miks ve mastering Londra’da tamamlandı.

(İSTANBUL) - Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, müzik kariyerindeki ilk solo çalışması "A Dictionary of Night"ı İngiliz plak şirketi state51 etiketiyle yayımladı. Altı şarkıdan oluşan mini albüm, farklı dönemlere ve müzik geleneklerine ait eserleri sade düzenlemelerle bir araya getiriyor.İstanbul ve Londra arasında şekillenen projede Tekin, Türkçe şarkıları gitarıyla, İngilizce şarkıları ise piyanoyla seslendiriyor.

Albümde Sezen Aksu'nun "Alaturka", Münir Nurettin Selçuk'un "Kalamış" ve Fethi Karamahmutoğlu'nun "Hiçbir Şeyde Gözüm Yok" adlı eserlerinin yanı sıra The Beatles'ın "Golden Slumbers", Kate Bush'un "And Dream of Sheep" ve Elton John'un "Tonight" şarkıları yer alıyor."A Dictionary of Night", Harun Tekin'in bir süredir yaşamını sürdürdüğü İstanbul ve Londra'nın farklı zamanlarını ve mekanlarını müzik aracılığıyla buluşturuyor.İki dilin ve iki ayrı müzik geleneğinin ortaklıklarını ve farklılıklarını araştıran Tekin, seçtiği şarkılarla kişisel bir müzik yolculuğu kuruyor.

Gece kavramı ise albümün bütününe yayılan ortak bir tema olarak öne çıkıyor.ŞARKILARA EŞLİK EDEN BİR SÖZLÜKHarun Tekin, albüm için yaklaşık 35 maddeden oluşan İngilizce bir mini sözlük de hazırladı. Şarkılardan, onları yaratan sanatçılardan, mekanlardan ve şarkı sözlerinde geçen kavramlardan hareketle oluşturulan sözlük, sanatçının kişisel tanımlarını ve kısa denemelerini içeriyor.Bu çalışmayla Tekin, şarkıların yalnızca müzikal dünyasına değil, çağrıştırdıkları anılara, mekanlara ve düşüncelere de alan açıyor.KAYITLAR AYVALIK'TA, SON DOKUNUŞLAR LONDRA'DAAlbümün kayıtları Ayvalık Cunda'daki Pür stüdyosunda gerçekleştirildi.

Miks işlemleri Londra'daki 212 stüdyosunda, mastering çalışmaları ise 360 Studios'ta tamamlandı.Kayıt mühendisliğini Arın Baykurt, miks mühendisliğini Darren Lawson, mastering çalışmalarını Dick Beetham üstlendi. Albümün kapak tasarımı Louise Mason tarafından hazırlandı.Dijital platformlarda yayımlanan "A Dictionary of Night"ın önümüzdeki dönemde CD ve plak formatlarında da müzikseverlerle buluşturulması planlanıyor.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →