Anasayfa › Haberler ›

Türkiye'nin 2040 enerji planı: 175 GW yenilenebilir enerji, 20 milyon elektrikli araç

Türkiye'nin 2040 enerji planı: 175 GW yenilenebilir enerji, 20 milyon elektrikli araç
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Türkiye, 2040'a kadar enerji alanında 500 milyar dolarlık yatırım yapmayı, rüzgar ve güneşte 175 GW kurulu güce ulaşmayı ve elektrikleşme oranını yüzde 36'ya çıkarmayı hedefliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Milli Enerji 2040 vizyonunu açıkladı. Türkiye, 2040'a kadar rüzgar ve güneşte 175 GW kurulu güce, nükleer enerjide 10 GW kapasiteye ve yüzde 36 elektrikleşme oranına ulaşmayı hedefliyor. Plan kapsamında 500 milyar dolarlık yatırım ve 108 bin kişilik doğrudan istihdam öngörülüyor.

Türkiye'nin 2040 enerji vizyonunun temelini yenilenebilir enerji yatırımları oluşturuyor. Mevcut durumda 26 GW olan güneş enerjisi kurulu gücünün 112 GW'a , 15 GW olan rüzgar enerjisi kurulu gücünün ise 63 GW'a çıkarılması planlanıyor. Böylece rüzgar ve güneşte toplam kapasite 175 GW'a ulaşacak. Bu hedef için yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım yapılması öngörülüyor.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında deniz üstü rüzgar santralleri de önemli bir yer tutacak. Türkiye, 2040'a kadar 6 GW deniz üstü rüzgar kurulu gücüne ulaşmayı hedefliyor. İlk YEKA deniz üstü rüzgar yarışmasının Nisan 2027'de yapılması, şartnamenin ise Kasım 2026'da yayımlanması planlanıyor. Ayrıca her yıl en az 2 GW YEKA kapasitesi tahsis edilecek.

Mevcut santrallerde kapasite artışı, hibrit sistemler ve uluslararası yatırım işbirlikleri de büyüme stratejisinin parçaları arasında yer alıyor. Rüzgar enerjisinde 50 GW'lık yeni kapasite hedefi doğrultusunda yaklaşık 35 bin ton kalıcı mıknatıs ihtiyacı bulunuyor. Bu mıknatısların Türkiye'de üretilmesi için çalışmalar yürütülüyor.

Türkiye'nin birincil enerji talebinin 2025'teki 171 milyon ton petrol eşdeğerinden 2040'ta 199 milyon ton petrol eşdeğerine ulaşması bekleniyor. Mevcut politikalarla bu talebin 230 milyon ton petrol eşdeğerine çıkabileceği hesaplanırken yeni enerji vizyonuyla tüketimin daha verimli yönetilmesi amaçlanıyor.

Elektrik talebinin ise 2025'teki 365 TWh seviyesinden 2040'ta 680 TWh'a yükselmesi öngörülüyor.

Bu artışta elektrikli araçlar, veri merkezleri, yeşil hidrojen üretimi ve ısı pompaları etkili olacak. Elektrikli araçların yıllık elektrik tüketiminin 90 TWh'a ulaşması bekleniyor. Türkiye’de yaklaşık 18 milyon otomobil bulunuyor ve Eylül 2026 itibarıyla bunların yüzde 2,7’si elektrikli. Otomobiller yıllık yaklaşık 150 TWh enerji tüketimi yapıyor.

Elektrikleşme oranının ulaştırmada yüzde 1'in altından yüzde 24'e, sanayide yüzde 28'den yüzde 33'e ve konutlarda yüzde 22'den yüzde 30'a çıkarılması hedefleniyor. Böylece Türkiye ekonomisinin genelinde elektrikleşme oranının yüzde 36'ya ulaşması bekleniyor. Türkiye'nin COP31 kapsamında açıklayacağı hedef ise 2035'te yüzde 35 elektrikleşme oranına ulaşmak.

Artan elektrik talebinin karşılanabilmesi için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi planlanıyor. İletim şebekesine 36 milyar dolar, dağıtım şebekesine ise 80 milyar dolar yatırım yapılması öngörülüyor.

İletim yatırımları kapsamında yüksek gerilim hatlarının uzunluğu 77 bin kilometreden 112 bin kilometreye, trafo kapasitesi ise 200 GW'tan 316 GW'a çıkarılacak. Dağıtım şebekesinin uzunluğu 1 milyon kilometreden 1,6 milyon kilometreye yükselirken akıllı sayaç dönüşümü, SCADA kapsamı ve şehir içi ring şebekeleri de geliştirilecek.

Türkiye'nin elektrik şebekesindeki enterkonneksiyon kapasitesinin 5,4 GW'tan 15 GW'a çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca 10 bin kilometre uzunluğunda ve 28 GW kapasiteli yüksek gerilim doğru akım (HVDC) altyapısı planlanıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının değişken üretimini dengelemek için enerji depolama ve sistem esnekliği yatırımları da artırılacak. Türkiye'nin 2040'a kadar 140 GWh batarya depolama kapasitesine ulaşması hedefleniyor.

Bunun yanında 6 GW pompaj depolamalı hidroelektrik santral kapasitesi kurulması ve 5 GW talep tarafı katılımı sağlanması planlanıyor. Mevcut santrallerde hibrit kapasite kurulması ve aynı bağlantı noktasında 1 MW'a kadar otomatik kapasite tahsisi de hedefler arasında bulunuyor.

Türkiye'nin 2040'taki toplam araç stokunun 41 milyona ulaşması, bunun yaklaşık yarısını elektrikli araçların oluşturması bekleniyor. Bu kapsamda 20 milyon elektrikli araca enerji sağlayacak altyapının kurulması planlanıyor.

Elektrikli araçların şarjı için 1,5 milyon sokete ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor. Bunların yaklaşık 1 milyonunun evlerde ve iş yerlerinde, 500 bininin ise ticari şarj tesislerinde kurulması hedefleniyor. Elektrikli araç yatırımları için 28 milyar dolarlık kaynak ayrılması planlanıyor.

Elektrikli araçların ulaşımın yanı sıra aynı zamanda enerji depolama sisteminin bir parçası olarak değerlendirilmesi de hedefleniyor.

Türkiye, 2040'a kadar nükleer enerji kurulu gücünü 10 GW'a çıkarmayı hedefliyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 4,8 GW kapasitesine ek olarak en az 5 GW yeni nükleer kapasite kurulması planlanıyor. Bu kapsamda Trakya ve Sinop nükleer santralleri ile küçük modüler reaktörler gündemde.

2050 için belirlenen nükleer enerji hedefi ise 20 GW. Bu kapasitenin en az 5 GW'lık bölümünün küçük modüler reaktörlerden oluşması planlanıyor. 2040'ta Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 11'inin nükleer enerjiden karşılanması öngörülüyor.

Bayraktar, 10 GW nükleer kapasite yerine doğal gaz santrallerinden üretim yapılmasının yaklaşık 15 milyar metreküp doğal gaz ithalatı gerektireceğini belirtti. Doğal gaz ve yerli kömür santrallerinin ise kapasite mekanizmasıyla elektrik sisteminde kalmaya devam etmesi planlanıyor.

Türkiye'nin günlük 993 bin varil olan ham petrol ihtiyacının 2040'ta 718 bin varile düşürülmesi hedefleniyor. Petrol ve doğal gaz yatırımları sürdürülecek, Ceyhan'ın önemli bir petrol depolama ve ticaret merkezine dönüştürülmesi planlanacak.

BOTAŞ'ın Ceyhan'daki mevcut 11 milyon varillik depolama kapasitesinin 2030'dan önce 50 milyon varile çıkarılması hedefleniyor.

Doğal gaz tüketiminin mevcut politikalarla 77 milyar metreküpe ulaşabileceği hesaplanırken yeni vizyonla bu miktarın 2040'ta 57 milyar metreküpte tutulması amaçlanıyor. Böylece 20 milyar metreküplük tüketim artışının önüne geçilecek.

Türkiye'nin mevcut durumda doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 15'ini yerli üretimle karşıladığı belirtilirken 2040'ta bu oranın yüzde 100'e çıkarılması hedefleniyor. Karadeniz gazı üretiminin artırılmasıyla yerli üretimle karşılanan hane sayısının 2027'de 8 milyona, 2028'de ise 16-17 milyona ulaşması bekleniyor. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nun Sakarya Gaz Sahası'nda üretime başlaması da bu hedefi destekleyecek.

Enerji yoğunluğunun 2025-2040 döneminde yüzde 40 azaltılması hedefleniyor. Enerji verimliliği ve elektrikleşme yatırımlarının yıllık 15 milyar dolara çıkarılması planlanırken, bu dönüşümün kümülatif ekonomik kazancının yaklaşık 240 milyar dolar olacağı öngörülüyor.

Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), Eti Maden, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve BOTAŞ'ın 2040'a kadar toplam 210 milyar dolarlık yatırım yapması hedefleniyor. Bu şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştıracak ve idari-mali esneklik sağlayacak yeni bir yapılanma üzerinde çalışılıyor. Kamu çoğunluğu korunarak halka arz edilmeleri de planlanıyor.

Milli Enerji 2040 vizyonu kapsamında toplam 500 milyar dolarlık yatırım ve 108 bin kişilik doğrudan istihdam hedefleniyor. Türkiye'nin milli üretim oranının yüzde 92'ye, yenilenebilir enerjinin kurulu güç içindeki payının yüzde 77'ye çıkarılması planlanıyor.

Ayrıca petrol ve doğal gaz üretiminin günlük 1,7 milyon varile, kişi başına yıllık elektrik tüketiminin ise 7.500 kWh'a (aylık 625 kWh, 2025’te 200-250 kWh seviyesindeydi) ulaşması hedefleniyor. Enerji dönüşümüyle emisyonlarda yüzde 40 azalma öngörülüyor.

Bayraktar, Türkiye'nin enerji alanındaki dışa bağımlılığını 2030'da yüzde 50'nin altına indirmeyi hedeflediğini vurguladı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Trabzonspor, UEFA Konferans Ligi'nde Freiburg'u konuk ediyor
Anasayfa › Haberler ›

Trabzonspor, UEFA Konferans Ligi'nde Freiburg'u konuk ediyor

Trabzonspor, UEFA Konferans Ligi'nde Freiburg'u konuk ediyor
📷 Fotoğraf: NTV Spor Basın Arşivi

Trabzonspor, UEFA Konferans Ligi 3. hafta maçında sahasında Alman temsilcisi Freiburg ile karşı karşıya gelecek. Karşılaşma TRT 1'den canlı yayınlanacak.

Trabzonspor, UEFA Konferans Ligi'nin 3. hafta maçında sahasında Alman temsilcisi Freiburg ile karşı karşıya gelecek. Peki Trabzonspor - Freiburg maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanaldan canlı yayımlanacak. İşte ayrıntılar… TRABZONSPOR - FREIBURG MAÇI HANGİ KANALDA? 5 Kasım Perşembe günü Papara Park'ta oynanacak mücadele saat 20.45'te başlayacak. Trabzonspor - Freiburg maçı TRT 1'den canlı olarak yayımlanacak.

FREIBURG MAÇI CANLI İZLE Trabzonspor ile Freiburg arasındaki maçın yoğun ilgiyle izlenmesi beklenirken futbolseverler internet üzerinden karşılaşmayla ilgili araştırmalarını sürdürüyor. "Trabzonspor - Freiburg maçını canlı izle" şeklinde arayışlar oldukça revaçta görünüyor. Trabzonspor - Freiburg maçını maçını şifresiz ve canlı izlemek için TRT 1 kanalına erişim sağlamak yeterli.

Karşılaşmayı internet ortamından canlı izlemek için TRT 1 internet sitesini takip edebilirsiniz. TRABZONSPOR - FREIBURG MAÇINI CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN!

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İtalyan futbolunun acı kaybı: Gianpietro Marchetti 78 yaşında hayatını kaybetti
Anasayfa › Haberler ›

İtalyan futbolunun acı kaybı: Gianpietro Marchetti 78 yaşında hayatını kaybetti

İtalyan futbolunun acı kaybı: Gianpietro Marchetti 78 yaşında hayatını kaybetti
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Juventus ve Atalanta'nın eski milli futbolcusu Gianpietro Marchetti, 78 yaşında yaşamını yitirdi. Marchetti, sahadaki başarısının yanı sıra yöneticilik kariyeriyle de tanınıyordu.

Atalanta, Juventus ve İtalya Millî Takımı'nın eski futbolcusu Gianpietro Marchetti, 78 yaşında hayatını kaybetti. Yöneticilikte de büyük başarı elde etti. Marchetti, Piacenza'nın sportif direktörüydü. Kulüp, 1990'ların ortasında başkan Leonardo Garilli ve takımın başındaki Gigi Cagni ile ilk kez Serie A'ya yükseldi .

Sahada sol bek, stoper ve ön libero olarak görev yapan Marchetti, Juventus'la iki Serie A şampiyonluğu kazandı ve millî takımda 5 kez forma giydi. Yöneticilik kariyerine 1980'lerde Triestina'da başladı. 1988'de Garilli'nin Piacenza'sına katıldı ve Serie C'den Serie A'ya yükselerek unutulmaz hâle gelen takımın kurulmasında kilit rol oynadı. Bu arada takımın başına Walter Novellino'nun geçtiği Piacenza'da 2001'e kadar kaldı.

Bu süre içinde kulüp dört kez üst lige yükseldi (bir kez Serie B'ye, üç kez Serie A'ya) ve en üst ligde altı sezon geçirdi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Dokunaklı bir veda mesajıyla: Cristiano Ronaldo büyük bir sürprizle milli takımdan emekliliğini duyurdu
Anasayfa › Haberler ›

Dokunaklı bir veda mesajıyla: Cristiano Ronaldo büyük bir sürprizle milli takımdan emekliliğini duyurdu

Dokunaklı bir veda mesajıyla: Cristiano Ronaldo büyük bir sürprizle milli takımdan emekliliğini duyurdu
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Don, Portekiz macerasını 234 maç ve 146 golün ardından noktalıyor

Portekiz Milli Takımı'nın kaptanı Cristiano Ronaldo, daha önce devam etmek istediğini teyit etmesinin ardından, tarihî rakibi Lionel Messi'nin yaklaşık bir ay önce yaptığı açıklamaya benzer şekilde, gümbür gümbür bir sürprizle uluslararası düzeyde futbolu bıraktığını açıkladı.

Portekiz'in kaptanı, kararını açıklamak için Teknik Direktör Jorge Jesus'un kasım ayındaki milli ara öncesi yarın cuma günü açıklanması planlanan kadrosunu beklemedi.

Suudi Arabistan ekibi Al Nassr'ın yıldızı, milli takıma yaklaşık 5 dakika süren ve Portekizli taraftarlara hitap ettiği görüntülü bir mesajla veda etmeyi tercih etti.

Ronaldo, 234 maç oynadığı ve bu maçlarda 146 gol kaydettiği uluslararası yolculuğunu, ülkesinin milli takımıyla kazandığı üç kupayla tamamladı. Bunların en öne çıkanı "EURO 2016" Avrupa Milletler Kupası şampiyonluğu olurken, buna ek olarak UEFA Uluslar Ligi'nde iki kupa kazandı.

Ronaldo, geçtiğimiz milli ara döneminde spor çevrelerini meşgul eden ve teknik direktörü Jorge Jesus ile ilişkisine dair soru işaretleri doğuran bir krizin ardından ülkesinin milli takım formasıyla kariyerine son verdi.

Ronaldo'nun takımın Danimarka'daki kampını izinsiz terk etmesinin ardından Portekiz Milli Takımı'na gerilim hâkim oldu.

Ronaldo, milli takım kampını terk etmesinin ardından 30 günlük men cezasını zaten tamamlamış, ayrıca 255 euro tutarında para cezası ödemişti.

Portekizli yıldız, davranışından kaynaklanacak her türlü cezayı kabul etmeye hazır olduğunu daha önce dile getirmiş, nitekim bu da gerçekleşmişti. Ancak kriz disiplin boyutuyla sınırlı kalmadı; zira kendisiyle Jesus arasındaki ilişki, aralarında patlak veren anlaşmazlığı aşmayı başaramadı.

Ronaldo, Portekizli teknik direktörün yaptığı açıklayıcı beyanlar nedeniyle ihanete uğramış hissetti. Bu beyanların, taraflar arasında daha önceki bir görüşmede varılan açık mutabakata saygı göstermediğini değerlendiren Ronaldo, sert bir tonla kaleme aldığı mesajla konumunu netleştirme yoluna gitti.

İki taraf arasındaki gerilim, Portekiz'in UEFA Uluslar Ligi grup aşamasının son iki haftasında 14 Kasım'da Danimarka ve aynı ayın 17'sinde Galler ile karşılaşmaya hazırlandığı yeni kadrosunda Ronaldo'nun yer alıp almayacağına dair şüphelerin gölgesinde sürdü.

Ronaldo'nun adı iki maça hazırlık için açıklanan ön kadroda yer almasına rağmen, emeklilik kararı dönüşüne ilişkin tahminlere kesin bir son noktası koydu ve 7 numaralı formanın sahibi, futbol kariyerinin geri kalanında ülkesinin milli takımından uzak kalacak.

Portekiz Futbol Federasyonu, Başkanı Pedro Proença aracılığıyla krizi yatıştırmak ve Ronaldo'yu milli takım saflarına geri döndürmek için müdahale etmeye çalışmış, ancak arabuluculuk çabaları durumu normale döndürmeyi başaramamıştı.

"Portekiz halkına, 7 numaralı formayı hepimizin milli takımına geri verdiğim gün geldi. Onun yalnızca bana ait olduğunu hiçbir zaman hissetmedim, ancak 23 yıl boyunca onu giyme, onu savunma ve dünyanın dört bir yanındaki sahalara onunla birlikte çıkma onuruna ve sorumluluğuna sahip oldum.

Bugün bayrağı geleceğe teslim etme anı geldi. Kolay bir karar değildi; çünkü yalnızca aklın verdiği değil, kalbin de dahil olduğu kararlar vardır.

Ağustos 2003'te başlayan ve hayatımı sonsuza dek değiştiren bir yolculuğu sonlandırıyorum. Geriye dönüp baktığımda ve milli takımla yaşadığım her şeyi hatırladığımda, yalnızca maçlar, goller, rekorlar ve kupalar görmüyorum; insanlar görüyorum. 90 dakika boyunca Portekiz'in kendilerine daha yakın olduğunu hisseden göçmenleri görüyorum ve şahsen tanışmadığım, ama hayatımın bir parçası olan milyonlarca Portekizliyi görüyorum. Çünkü sonuçta futbol, basit bir oyundan çok daha fazlasıdır; futbol insandır.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Liverpool'un genç yıldızı Trey Nyoni'den Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası Crystal Palace uyarısı
Anasayfa › Haberler ›

Liverpool'un genç yıldızı Trey Nyoni'den Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası Crystal Palace uyarısı

Liverpool'un genç yıldızı Trey Nyoni'den Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası Crystal Palace uyarısı
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Fenerbahçe'ye karşı Şampiyonlar Ligi'nde tarih yazan ancak 3-2 mağlup olan Liverpool'un genç yeteneği Trey Nyoni, takımına Crystal Palace maçı öncesi tepki çağrısı yaptı.

Liverpool'ın genç yıldızı Trey Nyoni, İstanbul'da hayal kırıklığı yaratan Avrupa gecesinin ardından takım arkadaşlarına bu hafta sonu Crystal Palace karşısında gerçek karakterlerini göstermeleri çağrısında bulundu. Genç oyuncu, kulübün Şampiyonlar Ligi'nde gol atan en genç ikinci futbolcusu olarak tarihe geçti ancak bu kişisel başarısı, Fenerbahçe karşısında maçın son bölümünde yaşanan çöküşün gölgesinde kaldı.

Andoni Iraola’nın ekibi, çarşamba gecesi oynanan nefes kesici Şampiyonlar Ligi maçında Fenerbahçe’ye 3-2 yenilerek bu sezon Avrupa’daki ilk mağlubiyetini aldı. Nyoni ve Alexander Isak’ın golleriyle iki kez öne geçmesine rağmen Premier League ekibi, Türkiye’deki baskılı atmosferde üstünlüğünü koruyamadı. Ev sahibi takım adına Mason Greenwood ve Archie Brown beraberliği sağlayan golleri attı; ardından Vedat Muriqi, galibiyeti getiren kafa golüyle maçı Fenerbahçe lehine çevirdi.

Karışık duygular yaşadığı geceyi değerlendiren Nyoni, konsantrasyon kayıplarının konuk takım için ağır sonuçlar doğurduğunu kabul etti. Genç orta saha oyuncusu, ortamın yoğunluğunun sonuçta önemli rol oynadığını belirtti. Genç oyuncu, kulübün resmî internet sitesinde şunları söyledi: “Türkiye’ye deplasmana gelirken bizi zor bir gecenin beklediğini biliyorduk.

İçinde bulunduğumuz ortam, taraftarlar ve atmosfer nedeniyle kolay olmayacağını biliyorduk. Elbette hayal kırıklığına uğradık.”

Yenilgiye yol açan teknik hataları açıkça değerlendiren genç oyuncu, Avrupa futbolunun en üst düzeyinde rakiplerin hataları acımasızca değerlendirdiğini söyledi. “Bence maç elimizdeydi ama yediğimiz bütün gollerde konsantrasyon kaybı yaşadık. Bu seviyede maçlar küçük farklarla belirleniyor ve konsantre olmazsanız bunun bedelini ödüyorsunuz” dedi.

Liverpool’un Avrupa’daki hayal kırıklığı üzerinde fazla duracak zamanı yok. Takımı bu pazar Crystal Palace karşısında önemli bir Premier League maçı bekliyor. Nyoni, kadronun Fenerbahçe yenilgisini geride bırakıp ligde yeniden kazanmaya başlaması için gereken zihinsel dayanıklılığa sahip olduğundan emin. Genç oyuncu, Crystal Palace’ı yenmek ve ligdeki ivmelerini korumak için yüksek tempolu bir performans sergilemeleri gerektiğine inanıyor.

Hafta sonundaki maç öncesinde Nyoni, takım arkadaşlarını bu zorluğun üstesinden gelmeye ve kalitelerini bir kez daha göstermeye çağırdı. “Takımın mentalitesi üst düzeyde. Elbette önceki maç ve bu maç bizim için iki aksilik oldu ama iyi bir takım bunların ardından toparlanır. Pazar günü bugün olduğumuzdan da iyi olmalıyız. Bunu yaparsak kazanabileceğimizi düşünüyorum” dedi.

Iraola ve teknik ekibini en çok hayal kırıklığına uğratan konulardan biri, Liverpool’un güçlükle elde ettiği üstünlükleri ne kadar çabuk kaybettiğiydi. Liverpool, hem ilk golden hem de Isak’ın kafa golünden hemen sonra Fenerbahçe’nin maça dönmesine izin verdi. Nyoni, baskı altında geçen bu bölümleri yönetmenin bir yolunu bulmanın, bu sezon genel olarak büyük umut vadeden kadro için atılması gereken bir sonraki adım olduğuna inanıyor.

İstanbul’daki yenilgiden çıkarılan taktiksel dersleri anlatan Nyoni, maçların son bölümünde daha fazla kontrol sahibi olmaları gerektiğini vurguladı. “Evet, hem ilk yarıya hem de ikinci yarıya gerçekten iyi başladık. Ama takım olarak bir sonraki adımımız, 90 dakika boyunca daha istikrarlı olmaya çalışmak ve öne geçtiğimiz maçları kazanmak. Bunu sezon boyunca yaptık, şimdi de yapmaya devam etmeliyiz.

Hâlâ hayal kırıklığı yaşıyoruz. Bu da üzerine koymamız gereken bir başka ders” diye açıkladı altyapıdan yetişen oyuncu.

Sonucu kabullenmek zor olsa da bu gece, Nyoni için kişisel açıdan bir dönüm noktasıydı. Attığı golle, kulübün Şampiyonlar Ligi’nde gol atan en genç ikinci oyuncusu olarak Anfield tarihine geçti. Soyunma odasındaki kutlamaları sonuç gölgelese de bu, oyuncu ve onu destekleyenler için büyük bir kişisel gurur anıydı.

Orta saha oyuncusu, sonuçtan duyulan ortak hayal kırıklığına rağmen başarısının önemini vurgulayarak golünü ailesine adadı. “Her zamanki gibi gururluyum. Evdeki ailemin de gurur duyduğunu biliyorum. Uzun zamandır beklediğim bir andı. Liverpool formasıyla ilk golümü attığım için mutluyum. Hiç unutmayacağım bir gün. Kaybetmiş olsak da hiç unutmayacağım bir gün” dedi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →