Anasayfa › Haberler ›

Bakan Memişoğlu: Toplum Sağlığını Tehdit Eden Alışkanlıklarla Mücadelemiz Sürecek

Bakan Memişoğlu: Toplum Sağlığını Tehdit Eden Alışkanlıklarla Mücadelemiz Sürecek
📷 Fotoğraf: Habertürk Sağlık Basın Arşivi

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Zonguldak'taki hastane açılışlarında yaptığı konuşmada, şehirdeki sağlık yatırımlarını ve personel artışını vurguladı.

Memişoğlu, Zonguldak 'ta Alaplı Devlet Hastanesi ve Karadeniz Ereğli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Zonguldak'ta 2002'den bugüne 400'er yataklı Atatürk ve Ereğli Devlet hastaneleri başta olmak üzere 15 yeni hastane ve 17 yeni sağlık merkezi inşa ettiklerini anlattı.

Memişoğlu, Zonguldak'ta toplam yatak kapasitesini 2 bin 335'e çıkardıklarını, sadece son 2 yılda şehre 680'den fazla hekim ve 163 yeni sağlık personeli kazandırdıklarını belirtti.

Bakan Memişoğlu, Zonguldak'ta tüm branşlarda eksiksiz hizmet verdiklerini, ileri teknoloji tanı ve tedavi uygulamalarını kentte başarıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde, vatandaşların desteğiyle kente ve Türkiye'ye yeni eserler kazandırdıklarına değinen Memişoğlu, Zonguldak Merkez, Kozlu, Çaycuma, Alaplı ve Ereğli ilçelerinde aile sağlığı merkezlerinden 112 Acil Sağlık istasyonlarına kadar 7 yeni sağlık tesisi inşasının sürdüğünü söyledi.

Memişoğlu, Zonguldak merkezde 150 yataklı, Kilimli ilçesinde ise 25 yataklı hastane yatırımlarının sürdüğünü, diğer yatırımlarla tüm çalışmalar tamamlandığında kente 15 yeni sağlık tesisi daha kazandıracaklarını bildirdi.

"Sağlıklı yaşam hayatın içinde başlar" diyen Memişoğlu, fazla kilo, hareketsizlik ve tütün bağımlılığıyla mücadelede herkese görev düştüğünü, hareketin günlük hayatın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bakan Memişoğlu, "Kendi sağlığımıza sahip çıkarken çocuklarımıza da doğru alışkanlıklar kazandırmalıyız. Sağlık, insanın en büyük zenginliğidir. Bu zenginliği korumak, yalnızca hastalıkları tedavi etmekle değil, hastalıklara yol açan riskleri henüz ortaya çıkmadan önlemekle mümkündür. Bu anlayışla, toplum sağlığını tehdit eden alışkanlıklarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeliyiz" diye konuştu.

Tütünle mücadelenin sadece sigara kullananların değil, herkesin meselesi olduğunu vurgulayan Memişoğlu, şöyle devam etti: "Çünkü tütün her yıl 100 binden fazla insanımızın hayatına mal oluyor. Bugün Türkiye ne yazık ki sigara içme oranında dünya genelinde ikinci sırada yer alıyor. Ülkemizde maalesef her 3 kişiden 1'i, nüfusumuzun yüzde 33'ü tütün kullanıyor.

Erkeklerde akciğer kanseri görülme sıklığında dünyada ne yazık ki ilk sıradayız. Bir başka önemli mesele de çocuklarımızın sigarayla tanışma yaşı. Türkiye'de tütün kullananların yarısından fazlası bu alışkanlığa 18 yaşından önce başlamış. Sigara içen 13-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 73,3'ü yaş doğrulaması yapmadan sigara alabiliyor. Bugün bir de elektronik sigara ve puff gibi yeni ürünlerle maalesef karşı karşıyayız.

Bunlar farklı isimlerle, farklı ambalajlarla gençlerimize sunuluyor. Daha az zararlı olduğu söyleniyor ancak bu ürünlerin de ciddi sağlık riskleri taşıdığını özellikle belirtmek istiyorum. Hiçbirini masum bir alışkanlık gibi görmemeliyiz. Biz çocuklarımızı bu tehlikeden korumak istiyoruz. Bunun için tütün satışında elektronik yaş doğrulama sisteminin önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum."

Memişoğlu, Yeşilayın bir araştırmasına göre, vatandaşların yüzde 90'ının bu sistemi desteklediğini, sigara kullananların yüzde 80'inin de bu illetten kurtulmak istediğini kaydetti.

Tütünün hayat kalitesini düşürdüğüne, başta kanser ve kalp krizi olmak üzere hayati risk taşıyan pek çok hastalığa yakalanma ihtimalini artırdığına işaret eden Memişoğlu, "Bazen 'Bana bir şey olmaz' deniliyor. Bazen de 'Ben bunu bir gün bırakacağım' denilerek erteleniyor. Buradan açıkça söylüyorum, iş işten geçtikten sonra 'eyvahın' karı yok. Bugün ülkemizin dört bir yanında 1910 Sigara Bırakma Polikliniğimizle hizmet veriyoruz.

MHRS üzerinden çevrim içi poliklinik hizmeti sunuyoruz. Hekimlerimizin uygun gördüğü vatandaşlarımıza sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçları ücretsiz olarak sağlıyoruz" şeklinde konuştu.

Bakan Memişoğlu, sosyal güvencesi olsun ya da olmasın, bu bağımlılıktan kurtulmak isteyen her bir vatandaşın sonuna kadar yanında olduklarını dile getirerek, dünyada sigara bırakma hizmetlerini tamamen ücretsiz olarak sunan nadir ülkelerden biri olduklarını vurguladı.

Haftanın 7 günü hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nın da vatandaşlara rehberlik ve takip desteği sunduğunu, sigarayı bırakmak isteyenlerin Sigara Bırakma Polikliniklerine başvurabileceğini ya da ALO 171'i arayabileceğini belirten Memişoğlu, ilaç desteği ve uzmanların rehberliğiyle bu süreci birlikte yürütebileceklerini söyledi.

Memişoğlu, tütünle mücadelenin sadece devletin, sadece Sağlık Bakanlığının mücadelesi olmadığını, bunun toplum olarak herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, aileler, eğitimciler, sivil toplum kuruluşları ve esnafla topyekun hareket etmeleri gerektiğini, çocukları korumanın, bu toplumun ortak vicdanının gereği olduğunu ifade etti.

Türkiye'de 2024 yılında 150 milyar adet bandrollü sigaranın satıldığını aktaran Memişoğlu, "Bu rakam, mücadelenin neden daha kararlı ve hep birlikte yürütülmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Buradan aramızda sigara kullanan vatandaşlarımıza bir kez daha sesleniyorum, Gelin, bugün kendinize bir söz verin. 'Artık sigara içmeyeceğim. Hem kendime hem Bakanlığıma söz veriyorum' deyin. Biz de bu kararınızda sonuna kadar yanınızda olalım" ifadesini kullandı.

Hastalanmadan önce vatandaşın yanında olduklarını, hastalık değil Sağlık Bakanlığı olduklarının altını çizen Memişoğlu, vatandaşı çok iyi tanıdıkları için öncelikle aile hekimlerine başvurulmasını istediklerini dile getirdi.

Bugün aile hekimlerinin, şeker ve tansiyon hastalarını, astım ve kalp hastalığı bulunanları bizzat arayarak takip ettiğini belirten Memişoğlu, hastaları adına hastanelerdeki tüm uzman hekimlere doğrudan randevu alabildiğini ifade etti.

Güçlü sağlık altyapısını bilimle ve üretimle daha ileriye taşımak istediklerini dile getiren Memişoğlu, şunları kaydetti: "Hekimlerimizin bilgisini, mühendislerimizin emeğini ve sanayicilerimizin üretim gücünü ortak hedeflerde buluşturuyoruz. Kendi ilacımızı, aşımızı ve tıbbi cihazımızı geliştirmek için çalışıyoruz. 'Fikirden Ürüne Üreten Sağlık' diyoruz. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitemizin kanser tedavisine yönelik yeni ilaç molekülü çalışmalarından havadaki virüsleri tespit edebilen yenilikçi algılama sistemlerine kadar geliştirdiği projeleri çok değerli buluyoruz.

Tıp, eczacılık ve mühendislik fakültelerimizin işbirliğiyle ortaya koyduğu bu öncü araştırmaları yürekten destekliyoruz. İstiyoruz ki Zonguldak, nitelikli sağlık hizmetlerinin yanında bilimsel çalışmaları ve teknolojik üretimiyle de insanımıza şifa olsun. TÜSEB aracılığıyla araştırmacılarımızın, sanayicilerimizin yanında oluyoruz. Yenilikçi çalışmaların insanımıza fayda sağlayan somut bir ürüne dönüşmesini istiyoruz.

Sağlık alanında yeni bir fikri, elinde yeni bir projesi veya üretim imkanı olan herkesi birlikte çalışmaya davet ediyorum. Gelin, geleceğin sağlık teknolojilerine Türkiye imzasını birlikte atalım."

Açılışını gerçekleştirdikleri Alaplı Devlet Hastanesi'nin 50 hasta yatağı, 16 polikliniği, ameliyathaneleri ve yoğun bakım yataklarıyla vatandaşlara nitelikli sağlık hizmeti sunduğunu belirten Memişoğlu, Ereğli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin de 30 diş ünitesiyle ilçedeki ağız ve diş sağlığı hizmetlerine güç kattığını kaydetti.

Bakan Memişoğlu, merkezde çocuk diş sağlığından diş eti hastalıklarının tedavisine kadar farklı alanlarda uzman hekimlerin hizmet verdiğini, bu eserlerin, Alaplı'da ve Ereğli'de yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını anlatarak, sağlık tesislerinde görev yapan tüm sağlık çalışanlarına görevlerinde başarılar ve kolaylıklar diledi.

Memişoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri, açılış kurdelesini kestikleri sağlık yatırımlarını gezdi.

Bu arada, Bakan Memişoğlu kurdele kesimi sırasında görüntülü bağlantı yaparak Karadeniz Ereğli ilçesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin de eş zamanlı açılışını gerçekleştirdi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER BMW, Çin'deki istihdamını 1.800 kişi azaltıyor
Anasayfa › Haberler ›

BMW, Çin'deki istihdamını 1.800 kişi azaltıyor

BMW, Çin'deki istihdamını 1.800 kişi azaltıyor
📷 Fotoğraf: Motor1 Türkiye Basın Arşivi

BMW Brilliance Automotive, 2 Kasım'da başlayan işten çıkarmalarla birlikte Shenyang ekibindeki yaklaşık 1.800 kişiyle yollarını ayıracak. Bu rakam, ortak girişimin yaklaşık %10'unu temsil ediyor ve BMW'nin Çin'deki satış rakamlarına bağlanıyor.

Etkilenen işçilerin çoğu ön saflardaki üretim personeli olmakla birlikte, bazı idari roller de listeye dahil. BMW, kesintileri kamuya açık bir şekilde doğrulamadı ve bunların Çin pazarının ötesinde herhangi bir yapılandırmayla bağlantılı olup olmadığı açıklanmadı.

BMW Brilliance, 2003 yılında Brilliance Group ile bir ortak girişim olarak başladı ve BMW, 2022'de hisse artırımı yaparak kontrolü ele geçirdi. Şirket, bu kesinti turu başlamadan önceki son 3 yılda işe alımları yavaşlatmış ve sözleşmelerin süresinin dolmasına izin vermişti.

İşten ayrılan çalışanlar için tazminatın, hizmet yılı başına brüt aylık maaşa bağlı "N" ve ekstra 5 ayın temel maaş üzerinden ödendiği N+5 formülüne göre hesaplandığı bildirildi. Bu, standart N tazminat tabanından daha cömert, ancak şirketin Almanya'daki varlığı göz önüne alındığında bazı işçilerin beklediğinden daha az.

BMW, Almanya'da planlanan 8.000 işten çıkarma ve daha geniş bir strateji değişikliğinin parçası olarak duyurulan yönetim düzeyinde kesintiler de dahil olmak üzere geniş çaplı bir düzenlemeye başvuruyor. Bu hareketlerin hiçbiri Shenyang'daki işten çıkarmalar ile resmî olarak bağlantılı değil.

Diğer otomobil üreticileri de bu yıl benzer planlar yürüttü. Volkswagen, dünya genelinde 100.000 pozisyonu etkileyen işten çıkarma planlayan bir not yayımlarken, Porsche'nin Alman endüstrisindeki marjların daralmasıyla yaklaşık 5.000 kişiyi işten çıkarmayı düşündüğü bildirildi.

BMW'nin Çin Satışlarındaki Düşüş Ne Anlatıyor?

İlk BMW iX3, 2020 yılında Çin'in Shenyang kentindeki BMW Brilliance Automotive'de üretim hattından çıkıyor

BMW'nin 3. çeyrek teslimatları, geçen yıla göre %6,3 düşerek dünya genelinde 551.075 araca geriledi. Çin'deki sonuçlar çok daha keskin bir şekilde düşerek, geçen yılın aynı çeyreğine göre %25 azaldı ve bunun başrolünde yerel markaların güçlenmesi yer alıyor.

BMW ve Mini'nin Çin'de yılın ilk 9 ayındaki teslimatları 2026'da 376.128 araca ulaştı, yani geçen yılın aynı dönemine göre %21,8 azaldı. BMW'nin küresel satış karışımındaki Çin'in payı da, 2023'teki %29,2'den 2025'te %25,4'e düştü.

BMW Grubu, bu yıl 2 kez 2026 Otomotiv segmenti kâr marjı tahminini düşürdü. İlk başta %4 ila %6 EBIT marjından Haziran ayında %1 ila %3 aralığına taşındı. Ardından Kasım ayında, eski donanımın aşamalı olarak kaldırılması ile bağlantılı genişletilmiş portföy ve yapısal önlemlerle bağlantılı olarak, %-0,5 ila %0,5 marjına geriledi.

Şirket, bu tek seferlik önlemler öncesinde otomotiv marjının %2,0 üzerinde kalmasını bekliyor ve şimdi geçen yıla göre 2026 teslimatlarında ılımlı bir düşüş öngörüyor.

BMW Neden Shenyang İşten Çıkarmalarını Doğrulamadı?

BMW Brilliance, bu yazının yazıldığı sırada bildirilen işten çıkarmalar hakkında resmî bir açıklama yapmadı, bu da kesintilerin ölçeği ve kapsamının şirket tarafından doğrulanmadığı anlamına geliyor. Bu sessizlik, BMW'nin diğer iş gücü kesintileriyle gösterdiği gönüllü çıkış programı gibi bir program izliyor.

Jaguar Land Rover da bu yılın başlarında kendi gönüllü ayrılma teklifi ile benzer bir yaklaşım benimsemişti, bu da kamuya açıklanmadan önce baskı yapılana kadar detaylandırılmamıştı. Bu model, otomobil üreticilerinin iş gücü kesintilerini küresel basın bültenleri yerine yerel haberlerle duyurmayı tercih ettiklerini gösteriyor.

Şimdilik, Shenyang'daki 1.800 pozisyon, Çin'deki belirli bir tesis ve BMW kontrolündeki yan kuruluşla bağlantılı, bildirilen ancak doğrulanmamış bir ihtimal olarak duruyor.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Kylie Jenner 15 milyon dolarlık rüya evine taşınıyor: Devasa malikanenin havadan görüntüleri ortaya çıktı
Anasayfa › Haberler ›

Kylie Jenner 15 milyon dolarlık rüya evine taşınıyor: Devasa malikanenin havadan görüntüleri ortaya çıktı

Kylie Jenner 15 milyon dolarlık rüya evine taşınıyor: Devasa malikanenin havadan görüntüleri ortaya çıktı
📷 Fotoğraf: Cumhuriyet Magazin Basın Arşivi

Amerikalı realite şov yıldızı ve girişimci Kylie Jenner, Miley Cyrus'tan 2020 yılında satın aldığı ve altı yıldır yenilediği 15 milyon dolarlık malikanesine taşınmaya hazırlanıyor. Devasa mülkün havadan çekilen görüntüleri, modern çiftlik evinin görkemli detaylarını gözler önüne serdi.

Dünyaca ünlü realite şov yıldızı ve milyarder girişimci Kylie Jenner, uzun süredir tadilatta olan yeni malikanesine taşınmak için hazırlıkları tamamlıyor. Havadan kaydedilen görüntüler, mülkün büyüklüğünü ve kapsamlı yenileme çalışmalarını gözler önüne serdi. ALTI YILLIK YENİLEME SÜRECİ TAMAMLANIYOR Jenner, 2020 yılında ünlü şarkıcı Miley Cyrus'tan 15 milyon dolara satın aldığı Calabasas'taki mülkünü son altı yıldır yeniliyordu.

İnşaat çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığı ve peyzaj düzenlemelerinde sona gelindiği belirtilirken, 29 yaşındaki televizyon yıldızının çocukları için bahçeye bir oyun evi kurdurduğu da kameralara yansıdı. İki ay önce YouTube kanalında yayınladığı videoda burayı hayalindeki ev olarak tanımlayan Jenner, mülkün etrafını çevrelemek amacıyla binlerce dolarlık zeytin ağaçları satın almıştı.

Önde gelen Kanadalı mimar Richard Landry tarafından dört dönümlük arazi üzerine tasarlanan 2 bin 700 metrekarelik modern çiftlik evi; 15 yatak odası, 12 araçlık yeraltı garajı, sığınak, spor sahası ve büyük bir yüzme havuzunu barındırıyor. Jenner'ın bu devasa evde eski sevgilisi Travis Scott'tan olan 8 yaşındaki kızı Stormi ve 4 yaşındaki oğlu Aire ile birlikte yaşayacağı ifade edildi.

Şu an Los Angeles'ın Hidden Hills bölgesindeki 36 milyon dolarlık evinde yaşayan ve 2023'ten bu yana Hollywood yıldızı Timothée Chalamet ile birlikteliği bulunan Jenner, geçtiğimiz ay Victoria's Secret Fashion Show'da markanın 50 milyon dolarlık fantezi sütyeni ile podyuma çıkarak adından söz ettirmişti.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Türkiye'den 2,3 GW'lık rüzgar ve güneş enerjisi atağı: 1.9 milyar dolarlık yatırım
Anasayfa › Haberler ›

Türkiye'den 2,3 GW'lık rüzgar ve güneş enerjisi atağı: 1.9 milyar dolarlık yatırım

Türkiye'den 2,3 GW'lık rüzgar ve güneş enerjisi atağı: 1.9 milyar dolarlık yatırım
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlenen YEKA GES-2026 ve YEKA RES-2026 yarışmaları kapsamında 2026 yılında toplamda 2 bin 285 MW kapasite tahsis edildi.

Seslendirme ve özetler yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Türkiye, YEKA mekanizması kapsamında düzenlenen 2026 yılı rüzgar ve güneş enerjisi yarışmalarında toplam 2 bin 285 MW yenilenebilir enerji kapasitesi tahsis etti. Yarışmalar sonucunda yaklaşık 1,9 milyar dolarlık yatırımın önü açılırken projelerin yılda 6,1 milyar kWh temiz elektrik üretmesi bekleniyor.

YEKA GES-2026 yarışmaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından düzenlendi. 19 şirketin toplam 44 başvuruyla katıldığı yarışmalarda Denizli, Ankara, Konya, Kahramanmaraş, Malatya, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Elazığ'daki 11 güneş enerjisi sahası için toplam 785 MW kapasite tahsis edildi.

Yarışmalarda tüm projeler için taban alım fiyatı kilovatsaat başına 3,25 euro cent olarak belirlendi. Kazanan şirketler, sözleşme imzalandıktan sonra ürettikleri elektriği 5 yıl boyunca serbest piyasada satabilecek. Bu sürenin ardından elektrik, 20 yıl boyunca aynı fiyat üzerinden iletim sistemine verilecek.

Güneş enerjisi yarışmalarında KDV hariç 31,585 milyon euro katkı bedeli taahhüt edildi. KDV dahil toplam tutar ise 37,9 milyon euroya ulaştı.

YEKA RES-2026 yarışmalarında ise Sivas, Balıkesir, Manisa ve Kütahya'daki 7 saha için toplam 1.500 MW rüzgar enerjisi kapasitesi yatırımcılara tahsis edildi. Yarışmalara 12 şirketten toplam 29 başvuru geldi.

Rüzgar enerjisi projelerinde taban alım fiyatı kilovatsaat başına 3,50 euro cent olarak belirlendi. Kazanan şirketler, sözleşme imza tarihinden itibaren 72 ay boyunca elektriği serbest piyasada satabilecek. Sonraki 20 yıl boyunca ise üretilen elektrik, belirlenen fiyat üzerinden iletim sistemine verilecek.

Hürmüz krizi Türkiye’yi vurdu: Enerji ithalatında rekor fatura 2 sa. önce eklendi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, rüzgar ve güneş enerjisi yarışmalarının tamamlanmasıyla toplam 18 saha için 2 bin 285 MW kapasite tahsis edildiğini açıkladı. Projelerin toplam yatırım büyüklüğünün 1,9 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Rüzgar enerjisi projelerinin tek başına yılda 4,6 milyar kWh elektrik üretmesi ve yaklaşık 2 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması öngörülüyor. Bu üretimin yıllık 852 milyon dolarlık doğal gaz ithalatını önlemesi bekleniyor.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İngiliz parlamento komitesi: Parlamentonun yanma, yıkılma veya karanlığa gömülme riski var
Anasayfa › Haberler ›

İngiliz parlamento komitesi: Parlamentonun yanma, yıkılma veya karanlığa gömülme riski var

İngiliz parlamento komitesi: Parlamentonun yanma, yıkılma veya karanlığa gömülme riski var
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İngiltere Parlamentosunun Kamu Hesapları Komitesi, parlamento binası olan Westminster Sarayı'nın, Fransa'daki Notre Dame Katedrali gibi yanma, yavaş yavaş yıkılma ve karanlığa gömülme riski taşıdığını açıkladı.

Komite, yayımladığı raporunda, tarihi Westminster Sarayı'nın durumunu ve taşıdığı riskleri ele aldı.

Rapora göre, restorasyon ve yenileme projelerinin sürekli ertelendiği yapı, gecikme devam ettikçe yavaş yavaş yıkılma riski taşıyor.

Parlamentoya 1512'den beri ev sahipliği yapan, 1870'te de bugünkü görünümüne kavuşan sarayın taşıdığı bir diğer risk ise Fransa'nın ünlü Notre Dame Katedrali gibi yanarak büyük bir zarar görmesi.

Erteleme devam ettikçe kamu maliyesine 1,5 ila 2 milyon sterlin maliyeti olması beklenen restorasyonun her yıl 420 milyon sterlin ek maliyet çıkaracağı öngörüsü de raporda yer aldı.

Komitenin raporunda, binada elektriklerin kesilebileceği, hatta Kral Charles'ın katılacağı yeni yasama yılı açılış töreninde karanlığa gömülebileceği riskinin de altı çizildi.

İkinci seçeneğin ise parça parça restorasyonları kapsadığı aktarılan raporda, çalışmaların 60 yıldan uzun süreceğini, ülkeye maliyetinin ise 40 milyar sterline yakın olacağı ifade edildi.

Parlamento çalışmalarının yapılması için ofislerin, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasının geçici mekanlara taşınmasının ise 3 milyar sterline mal olacağı belirtildi.

Komite, parlamentoyu boşaltma tarihi olarak öngörülen 2032'ye kadar geçici çalışma mekanlarının hazır olmama riski bulunduğunu da kaydetti.

Sky News'e konuşan Komite Başkanı Geoffrey Clifton-Brown, "Harekete geçmemek, yasama yılının açılış töreninde Lordlar Kamarasının bir karanlığa gömülmesi riskini beraberinde getiriyor. Notre Dame yangınındaki gibi alevlerin çatıdan yükselmesinin tüm dünyada haberlere nasıl yansıyacağını, ulusal mirasımızın yıkılmasını ve daha da kötüsü can kaybı ve yaralanmaları düşünün." dedi.

Clifton-Brown, bu durumun bir ihtimal değil, giderek artan gerçek bir risk olduğunu da sözlerine ekledi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →