Ctrl + K
Haberler ›

Demokrat aday Abdul elSayed, ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman senatör oldu

Demokrat aday Abdul elSayed, ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman senatör oldu
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

ABD'de Kongre ara seçimlerinde Michigan'da yarışı kazanan Demokrat aday Abdul el-Sayed, ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman senatör oldu. Abdul el-Sayed, destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, "Michigan, başardık. Bu eyaletin seçilmiş senatörü olarak karşınızda durmaktan gurur ve onur duyuyorum." dedi.

ABD'de seçim sonuçlarının merakla beklendiği eyaletlerden Michigan'da yarışı kazanan Demokrat aday Abdul el-Sayed, Detroit kentinde kendisini destekleyen seçmenlere seslendi.

Sayed, "Michigan, başardık. Bu eyaletin seçilmiş senatörü olarak karşınızda durmaktan gurur ve onur duyuyorum." ifadesini kullandı.

Seçim kampanyasına destek veren seçmenlere teşekkür eden Sayed, kendisine gösterilen güvene layık olmak için çalışacağını ve Michigan halkının beklentilerini Washington'a taşıyacağını belirtti.

Konuşmasında, seçim kampanyası boyunca Müslüman kimliği üzerinden kendisini hedef alan ABD Başkanı Donald Trump'a seslenen Sayed, "Donald, biliyorum, ismimi söylemekte zorlandın. Bu yüzden JD Vance ocak ayında yemin ettirdikten sonra bana sadece 'Senatör' diyebilirsin." dedi.

Sayed, kampanyası boyunca kendisine karşı faaliyet yürüttüğünü belirttiği siyasi bağış kuruluşlarını da eleştirerek, ABD'deki İsrail yanlısı lobi kuruluşu Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesinin (AIPAC) seçimleri kaybetmesi için 42 milyon dolar harcadığını söyledi.

Filistinlilerin eşit haklara, barışa ve kendi kaderini tayin hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Sayed, "Filistinli çocukların atalarının topraklarında, bizim vergilerimizle öldürülmeden büyümesi gerektiğine inanıyorsanız size 'nefret dolu' diyorlar. Eşit haklara, barışa, onura ve kendi kaderini tayin hakkına inanmak nefret değil, sevgidir." diye konuştu.

Sayed, Michigan halkının vergilerinin eyaletteki okullara, sağlık hizmetlerine ve altyapıya harcanmasını istediğini belirterek bu kaynakların başka ülkelerde "ayrımcı uygulamaları" finanse etmek için kullanılmasına karşı olduklarını ifade etti.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Google ile okullar arasında yapay zeka krizi patlak verdi
Haberler ›

Google ile okullar arasında yapay zeka krizi patlak verdi

Google ile okullar arasında yapay zeka krizi patlak verdi
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Google, yapay zekayı tamamen yasaklayan okullarda öğrencilerin arama motoruna erişimini de kapatabilecek. Yeni politika, eğitimde AI kullanımı ve şirketin tekel gücü tartışmalarını alevlendirdi.

Google , yapay zeka kullanımını tamamen yasaklayan K-12 okullarında öğrencilerin arama motoruna erişimini de kapatabileceğini açıkladı. Şirket, Gemini ve Google Arama hizmetlerinin artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini savunurken bu durum ABD’de de siyasi tartışmalara yol açtı.

Google, K-12 düzeyindeki okullarda öğrenci hesapları için Gemin i, Gemini Notebook, Gemini in Classroom ve Google Search hizmetlerini varsayılan olarak kapatacak. Okul yöneticileri, bu hizmetleri kullanıma açabilecek ancak yapay zekayı tamamen yasaklayan okulların öğrencileri Google Arama'ya da erişemeyecek .

Google Eğitim Başkan Yardımcısı Chris Phillips, The New York Times'a yaptığı açıklamada arama motoru ile yapay zeka hizmetlerinin artık derinlemesine entegre olduğunu belirtti. Bu nedenle yapay zeka kullanımını tamamen engelleyen okullarda öğrenciler arama sonuçları yerine hizmetlerin kullanılamadığına dair okul tarafından hazırlanan bir mesaj görecek.

Şirketin bu yaklaşımı, öğrencileri ve eğitim personelini Gemini ekosistemine yönlendirme çabası olarak değerlendiriliyor. Bu durum özellikle ChatGPT gibi rakip yapay zeka araçlarının eğitim alanındaki kullanımını da etkileyebilir.

Google, eğitim kurumlarına yönelik ücretsiz platformu Classroom üzerinden yapay zeka özelliklerini yaygınlaştırmayı planlıyor. Gmail, Drive ve Docs gibi hizmetleri bir araya getiren platform, dünya genelinde 150 milyondan fazla öğrenci, öğretmen ve eğitim çalışanı tarafından kullanılıyor.

Rekabet Kurumu Google’ın yapay zeka özetlerine müdahale etti 1 gün önce eklendi Şirketin eğitim alanındaki yeni yaklaşımının merkezinde, öğrencilerin sorulara doğrudan yanıt almak yerine konuları adım adım öğrenmesini sağlayan Guided Learning “Rehberli Öğrenme” özelliği bulunuyor. Google, bu özellikle öğrencilerin ödevlerde kopya çekmesini önlemeyi ve yapay zeka destekli öğrenme deneyimini geliştirmeyi amaçlıyor.

Google'ın yeni yaklaşımı aynı zamanda ABD'de siyasi tartışmalara neden oldu. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, şirketin tekel gücünü kullanarak devlet okullarına yapay zekayı dayatmaya çalıştığını savundu. Senatör Bernie Sanders ise Google'ın okulları tehdit ettiğini ve politikanın bir tür şantaj olduğunu öne sürdü.

Google, tepkilerin ardından yaptığı açıklamada politikanın okullara öğrencilerin yapay zeka ile nasıl etkileşim kuracağı konusunda daha fazla seçenek sunmayı amaçladığını belirtti. Şirket, Gemini, Gemini Notebook ve arama hizmetlerinin varsayılan olarak kapalı olacağını ve hangi hizmetlerin kullanılacağına okul yöneticilerinin karar vereceğini vurguladı.

Google ayrıca arama deneyimini eğitim için geliştirdiğini, Yapay Zeka Önizlemeleri (AI Overviews) ve Yapay Zeka Modu (AI Mode) özelliklerinin öğrencilere okul ödevlerinin doğrudan yanıtlarını vermek yerine adım adım rehberlik edeceğini açıkladı. Ancak şirketin açıklaması, yapay zeka kullanımını reddeden okulların arama motoruna erişimini kaybedip kaybetmeyeceği konusunu açıkça yanıtlamadı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER ABD'de Güç Dengesi Değişti: Demokratlar Kongre'nin Kontrolünü Ele Geçirdi
Haberler ›

ABD'de Güç Dengesi Değişti: Demokratlar Kongre'nin Kontrolünü Ele Geçirdi

ABD'de Güç Dengesi Değişti: Demokratlar Kongre'nin Kontrolünü Ele Geçirdi
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

ABD Kongre ara seçimlerinde Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanması, Başkan Donald Trump'ın kalan iki yıllık görev süresinde Washington'daki politik güç dengelerini yeniden şekillendirecek.

2024 başkanlık seçimlerinde Beyaz Saray'a yeniden dönen Trump'ın, ikinci döneminin ilk iki yılında Kongre'nin her iki kanadında Cumhuriyetçiler çoğunluğu oluştururken, ara seçim sonuçlarıyla birlikte Washington'da yeni bir dönem başlıyor.

Seçimlerde Cumhuriyetçilerin Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğunu kaybetmesi, Trump yönetiminin özellikle ekonomi, göçmenlik ve dış politika alanlarındaki uygulamalarına yönelik seçmen memnuniyetsizliğinin net bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Demokratların Kongre'nin kontrolünü ele geçirmesi Trump'ın başkanlık yetkilerini ortadan kaldırmasa da tüm yasama ve bütçe düzenlemelerinde Beyaz Saray'ın daha güçlü bir Kongre denetimiyle karşılaşması anlamına geliyor.

Demokratların Kongre'de çoğunluk gücünü yeniden ele geçirmesi, Trump'ın ikinci döneminin kalan kısmında önemli siyasi ve kurumsal sonuçlar doğuracak.

Son dönemde Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasındaki siyasi bölünmenin giderek büyüdüğü değerlendirmesi yapılırken, Demokrat Kongre ile Cumhuriyetçi başkan arasındaki siyasi denge mücadelesi, özellikle yasal düzenlemeler söz konusu olduğunda gündemi belirleyecek.

Vergi politikaları, federal harcamalar, enerji düzenlemeleri, sağlık sistemi ve göçmenlik konularında yeni yasaların kabul edilmesi için Trump yönetiminin Demokratlarla uzlaşması gerekecek.

Seçim sonuçlarının belirginleşmesiyle yaptığı ilk açıklamasında "sonuçları kabul etmeye ve Demokratlarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu" ifade eden Trump, Demokratlarla uzlaşmanın yolunu bulacağını ima etti.

Elinde veto yetkisi olduğunu ve bunu kullanacağını zaman zaman dile getiren Trump, Kongre'de Demokratlarla uzlaşmak zorunda olsa da anayasal yetkileri çerçevesinde başkanlık kararnameleri çıkarmaya, federal kurumların faaliyetlerini yönlendirmeye ve dış politikada yürütme organına tanınan yetkileri kullanmaya devam edebilecek.

Ancak başkanlık kararnamelerinin kapsamının yargı denetimine tabi olması ve Kongre'nin federal harcamalar üzerindeki yetkisi, Trump'ın bu yöntemle gerçekleştirebileceği düzenlemelere önemli sınırlar getirebilecek.

Dolayısıyla Trump'ın ikinci döneminin son iki yılında yeni ve kapsamlı yasalar çıkarmaktan ziyade mevcut başkanlık yetkilerini kullanmaya ve daha önce kabul edilen düzenlemeleri uygulamaya ağırlık vermesi muhtemel görünüyor.

Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanması, Trump hakkında üçüncü kez azil süreci başlatılması ihtimalini de gündeme getirebilir.

ABD'de azil suçlamalarının kabulü için Temsilciler Meclisi'nde basit çoğunluk yeterli olurken başkanın görevden alınması için Senato'da hazır bulunan üyelerin üçte ikisinin desteği gerekiyor.

Demokrat Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, yeni bir azil süreci ihtimalini dışlamadıklarını belirtirken Cumhuriyetçiler de böyle bir girişimde bulunulabileceğini savunuyor.

Seçim sonuçlarının en önemli yansımalarından birinin, Demokratların Trump yönetimi üzerindeki denetim yetkilerini genişletmesi olması bekleniyor.

ABD basınında, Demokratların çoğunluğu kazanmaları halinde Trump ile ailesinin ticari faaliyetleri, Jeffrey Epstein'e ilişkin belgelerin açıklanma süreci ve ABD Savunma Bakanlığının harcamaları hakkında soruşturmalar başlatabilecekleri belirtiliyor.

Kongre komisyonları, üst düzey yönetim yetkililerini ifade vermeye çağırabilecek, resmi belgeler talep edebilecek ve Beyaz Saray'ın çeşitli uygulamalarını kamuoyu önünde sorgulayabilecek.

Yeni Kongre döneminde Trump yönetimi ile Demokratlar arasındaki en önemli mücadele alanlarından birinin federal bütçe olması bekleniyor.

Demokratların Kongre'de çoğunluğu sağlamasıyla birlikte Trump'ın savunma harcamaları, sınır güvenliği, göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve federal kurumların bütçelerine ilişkin taleplerini artık Demokratlarla uzlaşma sağlamadan geçirmesi oldukça zor gözüküyor.

Bu durumda tarafların anlaşamaması halinde hükümetin kapanma süreçlerinin yaşanmasının muhtemel olduğu belirtiliyor.

Öte yandan Trump'ın Kongre'den geçen yasaları veto etme yetkisi, Demokratların kendi siyasi gündemlerini hayata geçirmelerini de zorlaştıracak.

Başkanlık vetosunun aşılması için Kongre'nin her iki kanadında üçte iki çoğunluk gerektiğinden, Washington'da karşılıklı siyasi blokajların yaşanması ihtimali bulunuyor.

Bu siyasi tablo altında Trump'ın kalan iki yılına, Beyaz Saray ile Demokratların kontrolündeki Kongre arasındaki siyasi güç savaşının damga vurması bekleniyor.

Senato'da çoğunluğu elde eden Demokratlar, Trump'ın federal yönetimdeki üst düzey görevlere yapacağı atamalar üzerinde de etkili olabilir.

ABD'de kabine üyeleri, büyükelçiler, federal yargıçlar ve Yüksek Mahkeme üyelerinin atanması için Senato'nun onayı gerekiyor.

Demokratlar, Trump'ın aday gösterdiği isimlerin onay süreçlerini geciktirebilir veya adaylıkları reddedebilir. Bu durum, Beyaz Saray'ın bazı atamalar konusunda Demokratlarla uzlaşmasını gerektirebilir.

Seçim sonuçlarının Amerikan dış politikasına yansımaları açısından en önemli başlıklardan birini İran savaşı oluşturuyor.

Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri politikaları ve savaşın Amerikan ekonomisine etkileri, seçim kampanyasında öne çıkan konular arasında yer aldı.

Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirmesiyle birlikte İran’a yönelik askeri operasyonların kapsamı, savaşın finansmanı ve Amerikan askerlerinin bölgedeki varlığı konusunda Beyaz Saray üzerindeki baskının artması bekleniyor.

Özellikle savaşın enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkileri, bu hususu seçim süreci boyunca sıkça gündeme getiren Demokratların kontrolündeki Kongre'de önemli yer tutacak.

Öte yandan İsrail’e askeri yardımlar, Orta Doğu'daki Amerikan askeri varlığı ve İran’la diplomatik müzakere seçenekleri gibi dış politika başlıkları da Kongre'de daha yoğun biçimde tartışma konusu olacak.

Bununla birlikte Trump, diplomatik ilişkilerin yürütülmesi, uluslararası müzakereler ve başkanlık yetkileri kapsamındaki askeri kararlar üzerinde önemli ölçüde kontrol sahibi olmaya devam edecek.

Ancak dış yardım paketleri, savunma bütçeleri, yaptırım düzenlemeleri ve Senato onayı gerektiren uluslararası anlaşmalar konusunda Demokratların daha etkin rol üstlenmesi, Washington’daki dış politika karar verme süreçlerini karmaşık hale getirebilir.

Kongre ara seçimlerinin sonuçları, Trump’ın görev süresinin kalan iki yılını etkilemenin ötesinde, 2028 başkanlık seçimlerine yönelik siyasi hesapları da yeniden şekillendirecek.

Anayasa gereği iki kez başkan seçilen Trump’ın 2028’de yeniden aday olamaması, Cumhuriyetçi Parti içinde yeni liderlik arayışlarını gündeme getirecek.

Bu süreçte Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio başta olmak üzere Trump sonrası dönemde Cumhuriyetçi Parti'nin liderliğine talip olabilecek isimlerin siyasi pozisyonları önem kazanacak.

Demokratlar açısından ise Kongre'nin her iki kanadında çoğunluğun elde edilmesi, partinin 2028 başkanlık seçimlerine hazırlanması bakımından güçlü bir siyasi zemin anlamına gelebilecek.

ABD siyasi tarihinde, başkanın partisinin Kongre'nin bir veya iki kanadında çoğunluğu kaybettiği dönemler bulunuyor.

Demokrat Başkan Bill Clinton'ın görevde olduğu 1994 ara seçimlerinde Cumhuriyetçiler, Cumhuriyetçi Başkan George W. Bush'un görevde olduğu 2006 ara seçimlerinde ise Demokratlar Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazandı.

Demokrat Başkan Barack Obama'nın ikinci döneminde yapılan 2014 ara seçimlerinde Cumhuriyetçiler Senato'yu da kazanarak Kongre'nin tamamında çoğunluğu elde etti.

Trump'ın ilk başkanlık döneminde yapılan 2018 ara seçimlerinde ise Demokratlar, Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanırken Senato Cumhuriyetçilerin kontrolünde kaldı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER 2026 ABD ara seçimleri: Temsilciler Meclisinde Demokratlar 225, Cumhuriyetçiler 136 sandalyeye ulaştı
Haberler ›

2026 ABD ara seçimleri: Temsilciler Meclisinde Demokratlar 225, Cumhuriyetçiler 136 sandalyeye ulaştı

2026 ABD ara seçimleri: Temsilciler Meclisinde Demokratlar 225, Cumhuriyetçiler 136 sandalyeye ulaştı
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

ABD'de 2026 Kongre ara seçimlerinde, Temsilciler Meclisi için yapılan yarışta Demokratlar 225, Cumhuriyetçiler 136 sandalye kazandı.

Associated Press (AP) ajansının resmi olmayan sonuçlarına göre, Demokratlar, Temsilciler Meclisindeki çoğunluğu Cumhuriyetçilerin elinden aldı.

Buna göre, Temsilciler Meclisinde Demokratlar şu ana kadar 225, Cumhuriyetçiler ise 136 sandalye elde etti.

Yarışta, Cumhuriyetçilerin elindeki 25 sandalye Demokratlara geçti.

Associated Press (AP) ajansının açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre, sandıkların kapandığı eyaletlerde Senato yarışının kazananları belli oldu.

Senato'da seçime konu koltuklardan 20'sini Demokratların, 12'sini Cumhuriyetçilerin almasıyla, Demokratlar 54, Cumhuriyetçiler 43 sandalyeye ulaştı.

Seçimlerde 7 sandalyeyi Cumhuriyetçilerin elinden alan Demokratlar, Senato'da çoğunluğu sağlamış oldu.

ABD halkı, bulundukları eyaletlerdeki valilik ve diğer yerel pozisyonların yanı sıra Kongrenin Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı, Senatodaki 100 sandalyenin de 35'i için sandık başına gitti.

ABD seçim sisteminde 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi üyelerinin hepsi için, biri ABD başkanının seçildiği genel seçimlerde, diğeri de ara seçimde olmak üzere her iki yılda bir sandığa gidiliyor.

Kongrenin 100 üyeli Senato kanadında da 6 yıllığına seçilen senatörlerin üçte biri, her iki yılda bir seçimle yenileniyor.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Galatasaray'ın ardından Demirovic de açıkladı! Transfer için tek cümlelik yanıt
Haberler ›

Galatasaray'ın ardından Demirovic de açıkladı! Transfer için tek cümlelik yanıt

Galatasaray'ın ardından Demirovic de açıkladı! Transfer için tek cümlelik yanıt
📷 Fotoğraf: NTV Spor Basın Arşivi

Stuttgart'ta Ermedin Demirovic, Galatasaray maçındaki atmosferden etkilendiğini söyledi. Demirovic, yaz transfer dönemindeki Galatasaray'la ilgili çıkan iddialara da yanıt verdi.

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray, 4. haftada konuk ettiği Stuttgart'ı Aleksey Batrakov'un golleriyle 2-0 yendi. Stuttgart'ta maça ilk 11'de başlayan Ermedin Demirovic, performansını değerlendirirken yaz transfer döneminde Galatasaray'la ilgili çıkan iddialara açıklık getirdi.

Galatasaray maçının ardından DAZN'a konuşan Demirovic, “Takım için iyi bir maç çıkarmak, maçı kazanmak isterdim. Gol atıp takıma bu şekilde yardımcı olmayı çok isterdim. Genel olarak çok özel bir maçtı. Türkiye'de ilk kez oynadım ve atmosfer, böyle bir gürültü, böyle bir destek daha önce hiç yaşamadığım bir şeydi.” dedi.

Demirovic ayrıca, “Yine de kazanmak istediğimiz bir Şampiyonlar Ligi maçıydı. Ne yazık ki, sonunda işler istediğimiz gibi gitmedi, ama yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ermedin Demirovic'in ismi yaz transfer döneminde Galatasaray'ın gündemine gelmişti. Demirovic, Galatasaray maçının ardından bu iddialara yanıt verip şunları söyledi, “ Elbette temas oldu ve kulübe büyük saygı duyuyorum ancak yine de bu maçı kazanmak isterdim.”

Emre Belözoğlu'ndan Liverpool maçı öncesi flaş karar! Uyanır uyanmaz yola çıktı

Fenerbahçe bunu duyduğu an Sergio Conceiçao'dan vazgeçti! Gerçek gün yüzüne çıktı

Galatasaray Gelişim Direktörü Fatih Demireli, Stuttgart maçı öncesinde yaptığı açıklamada Ermedin Demirovic'le ilgilendiklerini belirtmişti. Demireli, Kicker'a verdiği röportajda şunları söylemişti, "Transfer döneminde çeşitli seçenekler ortaya çıktı. Sonunda bilinçli olarak başka çözümleri tercih ettik.”

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →